Faizde iniş sinyalleri

Zeynel Balcı

DIŞ piyasalarda belirgin bir iyimserlik var. Olumlu havanın kaynağında dünyanın en önemli iki merkez bankasından ardı ardına gelen faiz indirim sinyalleri var.

Önce Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, “Daha fazla faiz indirimi Avrupa Merkez Bankası’nın araç setinin bir parçası” dedi. Ardından Fed Başkanı Jerome Powell’in “Federal Açık Piyasa Komitesi’nde birçok üye faiz indiriminin uygun olduğunu düşünüyor” açıklaması geldi. Bu iki açıklama piyasalar için sanki işaret fişeği oldu. Borsalar yükseldi, Draghi’nin açıklamalarıyla değer kazanan dolar Fed kaynaklı açıklamalarla değer kaybedince altın ve petrol fiyatları başta olmak üzere emtia fiyatları yükseldi, tahvil bono faiz oranları düştü. Ardından önümüzdeki hafta Japonya’da yapılacak G-20 toplantısında ABD-Çin devlet başkanlarının buluşmasından uzun süredir devam eden ABD-Çin ticaret savaşına yönelik anlaşma çıkabilir türünden bir haber iyimserliği daha da artırdı.

TÜRKİYE’YE YARAYACAK

Her iki öncü merkez bankasından gelen faiz indirimini yan yana koyduğumuzda akla gelen ilk sorular küresel ekonomideki durgunluk beklentisinin tahminlerden daha derin mi, bir diğeri de acaba faiz indirimleri bir kur savaşını beraberinde getirir mi oldu. Hatırlanırsa düşük kur konusunda ABD başkanı Trump’ın, Çin ve Avrupa’yı hedef alan açıklamaları vardı. 31 Temmuz’daki Fed toplantısında faiz indirim olasılığı artsa da güçlü ekonomik görünümünü sürdüren ABD için birbirini takip eden ciddi faiz indirimlerinin olması bu yıl için çok zor. 2020 ve sonraki yıllar için daha olası görünüyor. Dış dünyadaki bu gelişmelerden en fazla yaralanacak ülkelerden biri de dış finansman ihtiyacındaki Türkiye olacak. Daha rahat ve düşük faizle borçlanma, yüksek faiz ve ucuz borsa nedeniyle tekrar carry trade uygulamaları ve sıcak para akışında artış gibi olasılılıklar akla geldi.

FAİZ İNDİRİMİNİ DESTEKLİYOR

Son açıklanan Merkez Bankası verilerine göre önümüzdeki bir yıl içinde ödenecek dış borç yüzde 79’u özel sektöre ait olmak üzere 175 milyar dolar. Türkiye son dönemde oldukça yüksek faiz ile borçlanıyor. Dış piyasalarda faiz indirimi bu aşamada söylem ve beklenti düzeyinde. Bu açıdan olasılık olarak görmek daha doğru. Piyasalar şimdilerde “beklentiler alınır, gerçeklere satılır” anlayışı gereği bu beklentiyi fiyatlıyor. Ancak dışarıdaki olumlu hava özel gündem nedeniyle iç piyasalara daha sınırlı yansıyor. Özellikle Türkiye-ABD ilişkileri ve S-400 olayı ilk sıralardaki yerini koruyor. Türkiye’nin bu konudaki tavrı net. Temmuzda Rusya’dan S-400 sevkiyatı başlayacak. Bu durumda ABD’nin tavrı ne olacak sorusu güncelliğini sürdürüyor. Burada da yine Japonya’daki G-20 zirvesinde Türkiye ve ABD devlet başkanları orta yol bulabilir mi soruları dillendiriliyor. Bakalım, bekleyip göreceğiz, temmuz ayında bu yönde bir şekilde netleşme sağlanacaktır. Bugün yapılacak İstanbul belediye başkanlığı seçimi sonrası dört yıl seçimsiz bir sürecin olması nedeniyle dış ekonomik gündem rahatlamışken ekonomide ağırlaşan sorunlara daha belirgin hamleler görme olasılığımız mümkün. İkiz açıklardan ekonomideki küçülmeye bağlı olarak cari açık düşse de bütçe açığı artmaya devam ediyor. Enflasyondaki düşüş Merkez Bankası’nın önümüzdeki aylarda faiz indirim olasılığını destekliyor. Ancak döviz kurlarının seyri ve yüksek kamu borçlanma gereği faiz konusunda önemli parametreler. ABD-İran arasında arta gerilim nedeniyle jeopolitik riskleri de önemli gündem konuları arasında saymak gerekecek. Dışarıda esen iyimserlik rüzgarına karşı önümüzdeki hafta dalgalı bir piyasa bizi bekliyor.

TEMEL ANALİZ İLE NASIL HİSSE SEÇİLİR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.