İlaç ve aşı bulunana kadar…

Kazım Çiloğlu

İnşallah biran önce bilim insanları, dünyadaki tüm yaşamı durduran bu virüsle ilgili bir çözüm üretirler?
Tarihte bundan önce bilinen ve kayıtlara geçen salgınlara baktığımızda, o dönemin tanrılarına adanan, adaklar, büyücü ve hekimlerin neme nem çözümler ürettiğini, hatta çoğu zaman fayda yerine, yaşayacak insanlarında ölümlerine bile sebep olduklarını okuyoruz!
Elbette o dönemleri, bu dönemlerle kıyaslamak hiç de adil olmasa gerek…
Teknoloji yok
Uzay bilimi yok
İlaç sanayisi yok
Elektronik yok
Enerji yok
İletişim yok
En önemlisi ampul yok!
Yani böyle bir durumda gene de salgınlarla ve doğal afetlerle başa çıkmışlar
Şimdi öyle mi?
En başında akıl almaz hızlı bir iletişim, üstelikte görüntülü ve saniyeler içinde bir bilgi, bir sonuç, bir olay dünyanın diğer ucuna ulaşıveriyor
Tahlillerin tüm değerleri, tıbbi görüntülerin en ince detayına kadar izlenip, aynı anda yorumlanıyor
Ama her nedense bir türlü bu virüsün üstesinden gelinemedi?
Oysa salgının su yüzüne çıkmasından bu yana, zamanda pek kısa sayılamaz
Kimi bilim adamlarına göre, bir yıl önceden bu emareler görüldü
Kimine göre ise yönetimlerce, hekimlerin önerileri aynı zamanda ve titizlikle uygulanmadı?
Aşısı zaman alır en az bir sene deniyor
İlaç ise eski ilaçların deneme sınaması ile çözüm aranıyor
Şimdiye kadar bulunduğumuz uzay çağında ki öneriler;
Ellerin iyi yıkanması
Mesafelerin uzak tutulması en az üç metre…
Maske, o da hala tartışmalı
Kimi tak
Kimi takma diyor?
Elbette sağlık insanlarımızın bu üstün çabasını taktir ve hayranlıkla izliyorken, diğer yandan da bu kadar ileri bir teknolojiye sahip ülkelerin en basit bir maske, eldiven ve koruyucu elbise temininde bu kadar aciz kalmasından da derin bir üzüntü duymak ve kahrolmamak elde değil!
Madem tüm dünya bu kadar çaresiz kaldı, neden tüm çözüm hekimlerin sırtına yükleniyor?
Sanayiciler
Mühendisler
Teknik kadrolar neden destek çözümleri üretmiyorlar?
Bu tıp konusu, diğer sektörler ne yapabilir ki demeyin sakın?
Şimdi salgın yayılmasın diye yapılması gereken en önemli şey kişiler arası mesafe değil mi?
O halde bir telefon programı ya da araçlardaki geri vites mesafe uyarı sensörlerinin daha minyatürü yapılamaz mı?
İki insan güvenli mesafeyi aştığı anda bir sinyal sesi ile uyarılamaz mı?
Küçük bir bataryanın bez maskelere yerleştirilmiş plazmalarla virüslerin maskeye değer değmez yok edilmesi ya da etkisiz kılınması sağlanamaz mı?
Eldivenlerin üzeri keza alkollü bir film ile teflon gibi kaplanıp daha uzun ve etkin bir koruma sağlayamaz mı?
Elbette birçoğu hepimize hayal gibi gelse de, bu nano teknolojilerin zirve yaptığı, uzayda aylarca kalan astronotlarımızın varlığını dikkate aldığımızda neden olmasın?
Diğer yandan, mor ışığa karşı duyarlı olduğu ve böyle bir robotunda geçen senden beri, sağlık birimlerinin hizmetinde olduğu ve Çin bile bu robotlardan ithal ederek son salgında kullandığı biliniyorken…
Toplumlara büyük felaket yaşatan sorunlar, top yekun çaba ve ortak akılla atlatılır.
Bir taraf yaşamını feda edercesine çabalarken, diğer tarafların adam sendeci tavrı ya da sadece seyretmesi, hem akla hem bilime hem de insanlıkla bağdaşamaz…
Sözün özü;
Hepimiz, üstelikte bu teknoloji çağında, bir virüsün esiri olursak? İnsanlık tarihine yakışmayacak bir sayfa eklemiş ve onunla da anılmış oluruz.!

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.