Çetin Ünsalan – Kimi boykot ettiğinize dikkat edin

Çetin Ünsalan

Gezi’nin yıldönümünün gelmesiyle başta sosyal medyada boykot çağrıları da tekrar gündeme oturdu. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, onaylanmayan bir tavırdan dolayı vatandaşın bir noktayı protesto edip, alışverişi kesmesi, boykot etmesi ve tepki göstermesi en doğal hakkıdır.

Bu hem yurttaş olmaktan, hem de bilinçli tüketici olmaktan kaynaklanan sivil toplum anlayışının yansımasıdır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı var. Eğer boykot edilen sadece bir esnaf veya müteşebbis ise bu hakkın kullanılması da demokratik teamüllere uyun hale geliyor.

Ama bilhassa zincir restoranlarda ya da mağazalarda önemli bir ayrıntıya, gözden kaçırılan bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Diyelim ki olaylar sırasında vatandaşın onaylamadığı bir tavır içine giren A restoranı için boykot çağrısı yapılabilir. Lakin bu tüm noktalar adına yapıldığında kaş yapayım derken göz çıkarılma ihtimalini gündeme taşıyor.

Eğer kaygı adil olmak ve adalet talebiyse, yetkililerin tüm aykırı hareketlerine karşı, bu kaygıyla ortaya çıkanların hassas olması gerekir. Çünkü A restoranının tüm ülkedeki noktalarını protesto ettiğinizde, fiili gerçekleştireni değil, tümünü cezalandırıyorsunuz.

Bunlar franchise tipi işletmeler olduğu için, çok ciddi yükümlülük altına giren farklı müteşebbislerden oluşuyor. Şayet tepki duyulan, daha önce tüketici eylemlerindeki gibi bir ülkenin ya da bir ana firmanın malları değilse sıkıntı başlıyor.

Çünkü Beyoğlu’ndaki A işyerini cezalandırayım derken, konuyla ya da ortaya konulan tavırla hiç ilgisi olmayan, aynı markanın isim hakkını almış başka birini de cezalandırmış oluyorsunuz.

Daha önce de belirttiğim gibi bir noktayı boykot etmek en doğal haksa da, bunu genelleştirmek çok büyük bir adaletsizliktir. Bu ne yazık ki bilmeden yapılan bir hatadan ibaret.

Net bir anlatımla Beyoğlu’ndaki Ahmet’e kızıp, Göztepe’deki Fatma’yı cezalandırmayın. Yani isim hakkı alınarak açılan bu işyerlerinde, yani franchise sistemiyle yapılan işlerde her dükkânın sahibi ayrıdır.

Bu konuda kampanya düzenleyenlerin de, kamuoyuna çağrıda bulunanların da yurttaş olarak duyarlı olması gerekir. Çünkü bunların tamamı bizim esnafımız ve hatayı yapanla, yapmayanı ayırmak da adalet kaygısı taşıyan herkesin, hassasiyet göstermesi lazım gelen bir konudur.

Unutmayın adalet ince bir çizgidir. Adalet ararken, adaletsizlik yaparsanız, haklıyken haksız duruma düşersiniz. Bu da hak arayışına zarar verir.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.