Krizin yeni adı; iklim

Çetin Ünsalan

Dünyada küresel ısınma ve sera gazı etkisiyle olan mücadele duyarlılıktan çıkıp, hızla zorunluluk haline geliyor. Son dönemde bu alanda yapılan toplantılarda altı çizilen konular, yaptırımları da beraberinde getireceğinin sinyallerini veriyor.

Geçtiğimiz günlerde TV programıma konuk olan Gazeteci Yazar Perihan Çakıroğlu, 3 aylık ziyaretinin ardından döndüğü Kanada’dan ilginç tespitleri paylaştı. Bu alanda gerek OECD bazında gerekse de Kanada’daki tespitleri doğrultusunda iklim değişikliğinin artık iklim krizi olarak telaffuz edilmeye başlandığını söyledi.

Nitekim yine bir başka radyo programıma bağlanan Karbon Emisyonu- Sera Gazı Düşürme ve Kontrol Derneği Başkanı, aynı zamanda BM Delegesi Ali Özcem Kılıç, Bonn’da gerçekleşen toplantının da krizin derinleştiğine ve yaptırımların kapıda olduğuna dikkat çekti.

Esasen bu mesele havanın biraz daha sıcak olması değil. Dünyanın yaşanabilir yer olmaktan çıkması, ekonomik anlamda da trilyonlarca dolar zararın gündeme gelmesi anlamına geliyor.

Fakat yine de bunların hiçbirini önemsemiyor olabilirsiniz. Yani çevre umurunuzda olmayabilir. Küresel ısınma denilen kavramın, bir slogan ve reklamdan ibaret, romantik bir fantezi olduğu kanaatini de taşıyabilirsiniz.

Lakin bu durumda bile önünüzdeki krizden etkilenmeme olasılığınız yok. Çünkü bundan böyle finans kuruluşları muhatabı ister şirket, ister devlet, isterse de banka olsun, para kullandırırken, yani kredi açarken bunu şart olarak koymaya başladı bile.

Yani siz çevreye zarar veren bir faaliyet içerisindeyseniz; bundan sonra kredi kullanamayacak, finans çekemeyecek ya da çok daha pahalı yöntemlerle bunlara ulaşacaksınız.

Bitmedi… Mesela bir üreticisiniz ve son derece iyi bir ihracat potansiyeline sahipsiniz. Kısa gelecekte, çevreye duyarlı bir üretim yapınız yoksa, kullandığınız ara ve hammaddeler çevre düşmanı ise, atık yönetimini doğru yapmıyorsanız; geri dönüşüm konusunda duyarlı değilseniz; arıtma tesislerinizi olmamasını zaten düşünemiyorum da çalıştırmıyorsanız işiniz rast gitmeyecek.

Dünden de kısa bir gelecekte, müşteriniz bu koşulları yerine getirmediğiniz için sizden mal almayı kesecek. Hadi diyelim ki onun da bu konular umurunda değil. Ülkelerin gümrüklerinden mallarınızı sokamayacaksınız. Yani durum kriz niteliğinde…

Türkiye’nin ve üreticilerinin en kısa sürede bu konuda TOBB bünyesinde ve 81 ili kapsayacak biçimde bilinçlendirme çalışmaları yapması; konuyla ilgili bir eylem planı hazırlaması gerekiyor.

Yenilenebilir enerjileri öne alması, bu konudaki yatırımlarını hızlandırması şart gözüküyor. Nitekim Enerji sanayici ve İşadamları derneği Başkanı Hüseyin Vatansever de uzun zamandır bu konuda duyarlılık oluşturmaya çalışıyor.  Dedim ya hiç umurunuzda bile olmasa, üzerinize çığ geliyor. Ya bu süreci yöneteceksiniz ya da çığın altında kalacaksınız. Sonradan kimse haber vermedi demeyin.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.