Çetin Ünsalan – Resesyon

Çetin Ünsalan

Dünya ekonomisinin önündeki en büyük tehlike; resesyon. Daha Türkçe ifadesiyle daralma… Uluslararası raporlar, finans kuruluşları iki kere beklenti yönetmek adına iyi bir şey söylüyorsa, bir kere de daralmadan bahsediyorlar.

 

Aslında herkes beklenti yönetimlerin, elde avuçta kalanların, satacak birileri çıkana kadar geçici bir serap olduğunu biliyor da, tersini söylemek de sıkışmış pozisyonlar gereği elden gelmiyor. Yani dünya ekonomisinde kumarcılar, risklerini satacak kurbanlar arıyorlar.

 

Ama şu bir gerçek ki dünya ekonomisi yıllardır yarattığı sanal değerler ve oluşturulan varlık balonlarından dertli. Zira üreterek elde edilen ekonomik büyüklük ile bunun arasında neredeyse 10 kat fark oluştu ve artık sürdürülemiyor.

 

Son olarak Citigroup da resesyon tehlikesinden bahsetti. Yurtiçinde vatandaş adına ise bu kelime ve açıklama hiçbir anlam ifade etmiyor. Hayaller diyarında gezen yöneticilerimizden kaçı, gerçekten bunun ne anlama geldiğini biliyor, şüpheli olsam da, iş dünyası her ‘resesyon’ denildiğinde bir ‘eyvah’ çekiyor.

 

Bu kelimenin karşılığını bulması için öyle büyük ekonomik analizlere gerek yok. Ekonomiden hiç anlamayan vatandaşın anlayacağı dille açıklamak yeterlidir. Resesyon, yani daralma demek:

 

İşadamı iseniz daha zor pazar bulacaksınız; üretim kapasitelerini dolduramayacaksınız, başarılı ekonomi palavrasına inanıp da ek yatırım yaptıysanız artan birim maliyetler karşısında iflasa koşacaksınız anlamına gelir.

 

İş yapmayan firmaların oluştuğu bir ortamda eğer çalışan iseniz; işten çıkarmaların yaşanacağı, işsizlik gerçeğiyle daha çok tanışılacağı, işsiz kaldıktan sonra yeni bir iş bulmanın olanaksız hale geleceği bir ortamla karşılaşacaksınız demektir.

 

Kredili yaşamla hayatını idame ettirenlerin, ki bu ülkemizde büyük bir çoğunluk, kredi ödemelerinde finans sıkıntısı nedeniyle büyük problemler yaşayacağı, yeni kaynak bulunamadığı için, sanal döngünün kırılacağı ve sayısı 24 milyonu bulan icra dosyalarının ikinci bir patlama gerçeğiyle önümüze geleceğini anlamanız lazım.

 

Esnaf iseniz mal satacak kimseyi bulamayacağınız, çiftçi iseniz traktörün kredisini ödeyemeyeceğiniz, daha çok aracıların eline düşeceğiniz, öğrenci iseniz mezun olduğunuz an, elinizdeki diplomalara rağmen açıkta kalacağınız anlamına gelir.

 

Siyasetçi iseniz, muhalefette iken iktidara talip olmanın ateşten gömlek, iktidarda iseniz, koltukta oturmanın olanaksız hale geldiği bir ortam, siyasetin finansmanının ise mümkün olmadığı bir sürece koşuyorsunuz demektir.

 

Medya kuruluşlarının reklam, sponsor bulamadığı, bankacıların alacaklarını tahsil edemediği, açık pozisyonda olanların, ki devletin durumu dahil, finansman maliyetinin arttığı, göstergelerin kâğıt üzerinde artık düzeltilemediği bir ortam yaşayacaksınız sonucuna ulaştınız demektir.

 

Resesyon çok ekonomik bir kelime… Esnaf dilinde ona ‘iş yok’ diyelim ve tercümesini siz yapın. Kepengin kalkmasıyla başlayan maliyetler ve kasaya girmeyen tek kuruş ile yaşam ömrünüz ne kadarsa o kadar olur.

 

Tek bir iyi haberim var; yalnız değilsiniz. Ülkece ve hatta dünya genelinde uzunca bir süre bunu yaşayacağız. Dünya geneli demişken; onun da sonucu artacak savaşlar ve daha çok gözyaşı demektir. Resesyon çok hayati bir kelimedir; ekonomik terim deyip yüzünüzü dönmeyin.

 

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.