Kazım Çiloğlu – Döviz…

Kazım Çiloğlu

Bu yılbaşından beri ana fikir olarak hep, borsa altın ve döviz üzerinde durulmasını ve tavır alınmasını öğütledik.

Bunda ana savımızda, yürütmenin sergilediği siyasi özelliklede iç ve dış siyasetin bir birine karıştırılıp, önüne gelene, ulu orta, bağırıp çağırılarak yürütülmesini gerekçe göstermiştik.

Bir merhaba diyecek komşumuz kalmadı, içerde herkes kutuplaştı ve fanatik futbol taraftarı gibi siyasi parti tutar oldu, bu da yetmedi ekonomik konularda da kayış koparıldı, çarklara çomak sokulup, faiz, dolar ve tüm ekonomik araçlar, rakamsal olarak hedef gösterildi.  Hatta borsada işlem gören halka açık şirketler bile, bir anda gündeme getirilerek, hissedarları mağdur ya da mutlu eden gelişmeler yaşatıldı…

Ama görünen köy kılavuz istemez, bilinen ekonomide engel ve emir tanımaz!

Üretim yok

İthalat azalsa da ihracat artmıyor

Direk döviz girdisi yaratacak turizm de dahil kaynaklar en dip seviyesinde

Açıklanan teşvik paketi ise devletin bir cebinden çıkan paranın diğer cebe girmesinden ibaret

Hal böyle olunca değersiz TL sürüp gidecek…

Gülme komşuna gelir başına demiştik Yunanistan ile dalga geçip ada satın almak isteyen iş adamlarımıza değil mi?

Oysa o Yunanistan hem de en kör topal hali ile bizden on altı adayı hamutu ile götürü verdi…

Ülke içinde yol köprü, metro yapımı ile öğünüp durduk ve kilometrelerce tüneller yaptık diye öğünürken birde baktık ki teröristlerde ülkenin altını oymuşlar ve cirit atıyorlar…

Bu ekonomik ve idari anlayış hele, hele açıklanan son paketler, torba yasalar ve teşvikler de dikkate aldığınızda, borsa TL olarak düşük olduğu için ve siyasi ortamın al, sata çok uygun olması nedeni ile altın güvenceli bir metal olarak, dolar ise düşmesine karşın hep düştükçe alınması gereken bir yatırım aracı olarak görünümünü koruyorlar…

Kısa süreçlerde, hatta bir aylık değer değişiklerini, bu guruba uyguladığınızda, uygun zamanda alımların her zaman kar getirdiğini, birde al-sat yaparak bu işi götürenleri düşünürsek?

Bundan iyisi Şam da kaysıdır…

Bir finansal aktör, kendi istese bile böyle bir ortamı yaratamazdı…

Ne diyelim?

Dans eden ve akıl almaz figürler yapan ‘’ekonomik istikrar’’ bu olsa gerekir…

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.