Trump yine yaptı yapacağını…

Zeynel Balcı

İç ve dış piyasalarda faiz indirimlerine bağlı iyimserlik zayıfladı. Diğer gündem konuları fiyatlanmaya başladı.

ABD Merkez Bankası (Fed) geçen hafta beklendiği üzere 11 yıl sonra çeyrek puanlık faiz indirimine gitti. Ancak toplantı sonrası Fed Başkanı Powell’in ileriye dönük faiz politikası hakkındaki çelişkili açıklamaları piyasaları dalgalandırdı. Oysa Fed’in piyasalarla iletişimi genelde iyi olmuştur. Bu açıdan Powell’in son tavrı bunu gölgeledi. Faiz indirimlerinin gerekçesi ekonomiye destek vermek. TCMB’nin de öyle. Merkez Bankası’nın 4.25 puanlık faiz indirimi sonrası başta konut sektörü olmak üzere reel sektörde bir hareketlilik bekleniyor. Birçok banka kredi faiz oranlarını düşürerek bu hamleye hemen cevap verdi. Ziraat Bankası ve Vakıfbank konut kredisini yüzde 1’in altına çekti. Mevduat faizinin altında kredi faizi ciddi bir sübvansiyon aslında. Bakalım, faiz indirimlerinin ekonomideki canlanmaya veya talebi uyandırmaya katkısı ne ölçüde olacak? İşsizlik, satın alma gücündeki zayıflama, hane halkının yüksek borç yapısı bu beklentiyi törpüleyecek gelişmeler. Ancak özellikle lokomotif sektörlerden konutta ertelenen talepleri de dikkate almak gerekir. TCMB’nin faiz hamlesi sonrası piyasa faiz oranları ve döviz kurlarında bir gevşeme görüldü.

ENFLASYON VERİLERİ

Bankalardaki döviz mevduatında bir çözülme var mı sorusunun cevabı açısından önümüzdeki günlerde BDDK verileri yakından takip edilecek. Ancak TCMB verilerine göre faiz indiriminin gerçekleştiği 26 Temmuz haftası hem hisse senetleri hem de tahvil bono tarafına yaklaşık 240 milyon dolarlık yabancı girişi görülüyor. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, “Mayıstan bu yana 10 milyar dolar yabancı girişi oldu” dedi. 9 Ağustos’ta açıklanacak “ödemeler dengesi tablosu” bu açıdan da önemli olacak. Döviz kurlarındaki düşüşten bir giriş ve satış baskısı olduğu anlaşılıyor. TCMB’nin yeni başkanı Uysal, basınla ilk buluşması olan enflasyon raporu sunumunda, 2019 enflasyon tahminini yüzde 14.6’dan 13.9’a çekti. Bu durum yeni faiz indirimleri gelebilir yorumlarını da beraberinde getirdi. Fakat faiz indirimleri enflasyona çapalanmış durumda. Yani enflasyondaki düşüşler belirleyici olacak. Pazartesi temmuz enflasyon verileri açıklanacak.

Dış gündem de ise piyasaların öngörülmeyen riski Trump yine sahne aldı. ABD-Çin ticaret görüşmeleri yeni başlamışken Çin’den ithal edilen ürünlere 1 Eylül itibariyle 300 milyar dolarlık yüzde 10’luk ek gümrük vergisi kararı açıkladı. Bu açıklama sonrası küresel ekonomideki durgunluk beklentileri tekrar alevlendi ve borsalar, petrol fiyatı, ABD tahvil bono faiz oranları düştü ve 10 yıllık bono faizi yüzde 2’nin altına kaydı. Faiz düşüşü ve jeopolitik risklerdeki artışa bağlı olarak güvenli liman ihtiyacına binaen altın fiyatı (ons/dolar) yükseldi. Ertesi gün ise Trump, “Çin olumlu hareketler sergilerse gümrük tarifelerini erteleyebilir ya da durdurabilirim” dedi ama pek bir yararı olmadı. Merkez bankalarından gelen faiz indirimleriyle birlikte başlayan kur savaşları tartışmalarına şimdi tekrardan ticaret savaşı da eklendi. İç içe geçti. Bu durum Fed başta olmak üzere merkez bankalarının önümüzdeki dönem faiz politikalarını nasıl etkileyecek bakalım? Fed’in çeyrek puanlık faiz indirimini beğenmeyen Trump, belki de yeni faiz indirimlerini teşvik için böyle bir hamle yapmış olmasın? İyimserliğin korunması açısından yeni beklenti ihtiyacı hissedilmekle birlikte dış kaynaklı gelişmelere bağlı olarak piyasalarda temkinli bir görünüm öne çıkmış durumda.

TEMEL ANALİZ İLE NASIL HİSSE SEÇİLİR? UZMANINDAN HEMEN ÖĞRENMEYE BAŞLA!

Yazının devamı için TIKLAYINIZ.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.