ABD’deki Gelişmeler ve Borsa ve Dolardaki Son Dinamikler

Yaşar ERDİNÇ

Haftaya olumlu başlayan piyasalarımız, yurt dışındaki gelişmelere uyumlu hareket ediyor.

Dış piyasalarda ABD borsalarından kaynaklanan olumlu bir hava var. Özellikle Dow Jones ve S&P500 endekslerinin yükselişi küresel olarak borsaları olumlu etkiliyor. Aşağıdaki grafik, dünkü kapanışlar ve bu sabah Asya cephesindeki açılışlar sonrasında, küresel borsaların getirilerini gösteriyor.

Görüldüğü üzere, haftaya yeşil bir başlangıç yapılmış durumda. Genel bir olumlu eğilimi güçlendiren ana unsur ABD endeksleri olduğu için, ABD borsalarındaki yükselişi analiz etmek ve bunun sürdürülüp sürdürülemeyeceği üzerine analiz yapmak daha mantıklı görünüyor. Son 3 işlem gününde ABD’de 10 yıllık faizlerde gerileme vardı. Ayrıca yüksek faizli junk olarak adlandırılan riskli tahvillere de talep gelince, ABD endeksleri güçlü yükselişler sergiledi. Dow ve S&P endekslerindeki sert düşüşlerin ana sebebi de faizlerin %3 seviyelerine yaklaşmış olmasıydı. Ama faizlerde gerileme olunca, dikkatler ekonomik büyümeye kaydı ve en azından bu aşamada “faizler artıyor” düşüncesinden kaynaklanan satış baskısı yerini alımlara bıraktı. Bu cümleden hareketle, ABD endekslerinde yeniden geri çekilmeler başlatacak gelişme, faizlerin yeniden tırmanışa geçmesidir.

Peki ABD’de faizleri tırmandıran ana sebep neydi?

Hatırlayacak olursanız, özellikle enflasyon endişeleri faizleri yukarı çekmişti. Şimdilik gelecek ayki enflasyon verisinin açıklanmasına daha var. En azından bu süre içinde enflasyon nedeniyle faizlerin yeniden yükselişe geçmesini beklemeyiz. Bu aşamada piyasalar yarın  ABD’de açıklanacak olan büyüme verisine odaklandı.  2017’nin 4. çeyreğinde büyüme oranı %2.6 olarak açıklanmıştı. Yarın ikinci tahmin yayınlanacak. Beklentiler %2.5 büyüme olması yönünde. ABD’de her çeyrek dönem için, büyüme verisi 3 defa açıklanıyor. Üçüncü açıklamada büyüme verisi kesinleşmiş oluyor. Dolayısıyla ilk açıklama  daha sonra iki açıklamayla revize ediliyor.  Dolayısıyla yarınki açıklama 2. tahmin olacaktır. Eğer %2.5’un altında bir açıklama gelirse, piyasalar üzerinde olumsuz etkisi olur ama, bu olasılığın düşük olduğunu söyleyebiliriz.  Bugün saat 18:00 civarında yeni FED Başkanı Jeremy Powell’ın temsilciler meclisinde yılın ilk altı ayındaki para politikasına ilişkin konuşması olacak. Piyasalar Powell’ın bu ilk konuşmasına büyük önem veriyorlar. Özellikle de 2018 yılı içinde kaç faiz artışı olabileceğine dair güvercin ya da şahin mesaj verip vermeyeceği merak ediliyor. Kanımca dengeli mesaj vermeye çalışacaktır. Bu hafta ayrıca, büyüme için öncü gösterge olan PMI verileri ve kişisel gelir ve harcamalara ilişkin veriler açıklanacak. Bu açıklamalar sonrasında ABD endekslerinin son yükselişini takiben yatay seyre girmesini bekleyebiliriz.

Sonuç olarak, ortaya çıkan net mesaj şudur; ABD’de enflasyon beklentilerden yüksek gelirse, faizleri artırıcı etkisi nedeniyle ABD endeksleri üzerinde negatif etki oluşturacaktır. Diğer uluslararası borsalar bu aşamada ABD endekslerine yakın hareketler yaptığı için, bu durum bizim borsamız da dahil olmak üzere, diğer borsaları da etkileyecektir. Dolayısıyla orta vadeli bir perspektiften baktığımızda, asıl soru, ABD’de enflasyon nasıl bir trend izleyecektir? Enflasyonun izlediği trende göre faizler artmaya devam edecek midir?  Şu an elimdeki tüm verileri değerlendirerek, bu sorulara benim verdiğim cevap ise, orta vadede ABD’de hem enflasyon hem de faizler artmaya devam edecektir. Bu durum, büyük yükselişler yapmış ve rekorlar kırmış ABD endekslerindeki yükseliş trendinin artık yavaş yavaş önce yataya sonra da aşağı yönlü olmasına neden olacaktır. Bu yüzden önümüzdeki 3-4 aylık süre içinde ABD endekslerinde yeni rekorlar beklemiyorum. Bu aşamada gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülke piyasalarına para akışı devam ediyor. Küresel büyüme de rayında olduğu için, yüksek getiri arayan para gelişmekte olan ülkelere akmaya devam ediyor. Bu tür durumlar aniden terse döner mi? Cevap: Evet. Geçmişte de açıklanan bir veri trendi değiştirebilecek güçte olmuştur ve geçen haftalarda ABD endekslerindeki sert düşüş bu tür bir değişimin başladığının ilk sinyalidir.  Bundan sonraki süreçte ABD’de faizlerin yeniden düşüş trendine girmesini beklemek, yanıltıcı olur. Bu yüzden önümüzdeki 3-4 aylık süre içinde, borsalardaki yükselişlerin en azından 2017 yılındaki kadar güçlü olmasını bekleyemeyiz.

Borsamıza gelirsek, yukarıda anlattığım resim çerçevesinde, borsamızdaki hareketler dış piyasalara endeksli olmaya devam edecektir. Ama ne zaman ABD’de faiz artışları hızlanırsa, bizim borsamız diğer borsalardan negatif ayrışabilir. Kısa vadeli bir bakış açısıyla baktığımızda ise en son yazdığım yazımda vurguladığım önemli bir nokta vardı. Genelde herkes omuz baş omuz formasyonundan bahsetmişti ama bu konuda temkinli olunması gerektiğini, teknik analizin her duruma uygun açıklama getirdiğini ve her zaman formasyonların söylediklerinin doğru olmayabileceğini vurgulamıştım. Burada kısa vade için önemli nokta; 117. 500 seviyesiydi ve bu seviyenin üzerinde kapanış olması durumunda, yukarı hareketin güçlenebileceğini, bu seviye yukarı kırılmadıkça endeksin kararsız ve yatay dalgalı bir seyir izleyeceğini belirtmiştim. 117.500 yukarı geçildikten sonra dün 118.900 seviyeleri görüldü ve bugün endeks 119.000 civarından açılış yaptı. Bu yazının yazıldığı sırada, 119.030 civarında bulunuyor.

Teknik olarak bakıldığında, TKE göstergesi talebin son üç günde güçlendiğini gösteriyor ama 120 binin geçilmesi için en azından 1.5 milyar lot işlem miktarına ihtiyaç var. Bu olmadığı sürece sağlıklı yeni bir yükseliş trendi bekleyemem. 

Teknik göstergeler bir miktar da yorgunluk belirtisi verdiği için özellikle endekse yakın hareket eden kağıtlarda alım yapmayı riskli buluyorum. Eğer 117.500 geçildiğinde alım yapan varsa 119.500-120.000 aralığında kâr realize ederek bekleyebilir. Fakat, bu şartlar altında, az önce yukarıda da söylediğim üzere, önümüzdeki 3-4 ay içinde ABD’de enflasyonun ön plana çıkmasını beklediğim için, borsada yatırım yapacak olanlar, kağıt seçimine odaklanmalı ve önümüzdeki 1 yılda güçlü büyüme ve kârlılık artışı sağlayabilecek  şirketleri seçmelidir. Bu tür hisseler, endeks aşağı gitse de genellikle  orta ve uzun vadede endeskten ciddi pozitif ayrışma sağlayabilmektedirler.

DOLAR

Dolar/TL  son iki aydır genellikle 3.75 ile 3.85 gibi geniş bir aralıkta dalgalandı. Bu kanalı aşağı kırmasını beklemiyorum. Son 20 günde simetrik bir üçgen formasyonu oluşuyor ama, asıl önemli olan konu, 3.85 seviyesidir. Bu seviyenin üzerinde bir kapanış yeni bir yükseliş trendini başlatır. Ama bir süre daha 3.75-3.85 kanalında hareket bekleyebiliriz. Bankalardaki döviz tevdiat hesabı her geçen gün artıyor ve yerliler alıma devam ediyor. Bu arada, yukarıda anlattığım şekilde, dış piyasalardan içeriye para girişi devam ediyor (Yabancılar hisse ve tahvil alıyorlar) ve yerliler alım yapsa bile, gelen para bu alımları karşılıyor. Sorun şu ki; yarın bir gün borsamıza ve tahvillere giren para aniden çıkmaya başlarsa ciddi hasar bırakır. Bunu geçmişte defalarca gördük. Para gelirken yavaş yavaş gelir ama, çıkarken çok hızlı çıkabilir. İşte bu yüzden, dolar/TL kuru uzun zaman baskılanmış ve sıkışık seyir izleyebilir ama bir bakarsınız 1 haftada beklenmedik seviyelere ulaşabilir. Bunun ne zaman ve nasıl olacağını bilmek mümkün olmaz.  Damarı tıkalı birinin ne zaman kriz geçireceğini tahmin edemezsiniz. 2 yıl  birşey olmayabilir veya 2 gün sonra kriz geçirebilir. Yatırımcılar bu tür risklerin farkında olarak her zaman, portföy çeşitlendirmesi yapmalı ve kafalarında kurdukları tek bir tane senaryoya göre yatırım yapmamalıdırlar. Ama beynimiz maalesef böyle sağlıklı yaklaşımlarda bulunmamızı engeller. Hele ki fiyatları sürekli izliyorsak bunu yapmak imkansız hale gelir.

Herkese bol kazançlı bir gün olmasını dilerim.

TEMEL / TEKNİK ANALİZ VE YATIRIMCI PSİKOLOJİSİ VİDEOLU EĞİTİMLERİM İÇİN TIKLAYIN!…

YÜZYÜZE EĞİTİMLERİM…

“ABD’deki Gelişmeler ve Borsa ve Dolardaki Son Dinamikler” ile ilgili 1 yorum

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.