Kazım Çiloğlu – Denetlenmeyen bütçenin bedeli, sırtına yüklenen vergidir!

Kazım Çiloğlu

Nazar değmesin

Kimsede kıskanmaz inşallah!

Bize imrenip, hatta daha da ötesinde, kıskananlara tek sözümüz var;

Nazar etme ne olur, harca, harca seninde bütçe açığın olur…

Bizim açıklar ise örtülü, örtüsüz!

Hani deveye sormuşlar, neden boynun eğri diye?

O da, nerem doğru ki?

Demiş ya…

Bizimkisi de o hesap

Aslında bu açıklar, bal gibi hesap kitap bilemezliktendir!

Hani Silifke yöresel oyun türküsünde olduğu gibi,

‘’Herkes kesesinden yesin içsin, ziyafetim var benim…’’ diye giriş yapılıp, hep birlikte coşkulu oyuna girilir ya?

Bizim miri harcamalarımızda böyle olsa, bize ne, size ne, kime ne?

Ama nerede?

Devletin yani milletin parası bu…

Zira denkleştiremedin mi, açık, daha çok vergi, daha az ücretle kapatılıyor!

Kabak hep garibanın başında patlıyor.

Hani derler ya; zengin arabasını dağdan dağa aşırır, fakir düz ovada şaşırır…

Anlayacağınız, bu savurganlıkları hepimiz, hem de adil dağılımı olmayan bir şekilde, büyük bir oranını KDV ve ÖTV ile akaryakıt, elektrik, su, emlak, MTV, iletişim gibi gelir ve harcama düzeyi ile orantılı olmayan, haksız üleşme ile gene bizler ödüyor ve açığı kapatıyoruz.

Ne resmi gazete okuruz

Ne harcamaları izleriz

Ne faturaların içine gizlenmiş ve devamlı yukarı yönlü artan vergilerin farkındayızdır..

Ama!

Donalt Trump ne demiş?

Angela Merkel ne yapmış?

Putin nasıl dize getirilmiş?

Dünyada zengin ülkeler ne durumda ilgilenmeyiz(!) ama yoksul ülkelerin sorunları ne?

Sular seller gibi,

Her gün de dilimiz dedir.

Döviz kuru, borsa Fibonacci desteği, libor artı faizini de, yediden yetmişe biliriz!

Eğri oturup doğru konuşursak ve bu gidişle iki yakamız bir araya gelir mi derseniz?

Onun içinde gene iş bize düşüyor elbette…

Kızını dövmeyen ana, dizini

Bütçesini dövmeyen mükellef, vergisini

Sandığı dövmeyen seçmende, demokrasiyi dövermiş!

Aslında atalarımız bize özlü sözlerle, her türlü aklı ve seçeneği bırakmış ve her yere kazımışlar ama biz hala bir bileni aramaya devam ediyoruz…

Ne diyelim arayan bulurmuş!

Sözün özü;

El elin merkebini türkü çığırtarak ararmış

Ya da

Tırnağın varsa önce kendi başını, vaktin olursa sonra el alemin başını kaşırsın…

HİSSE SENETLERİNİ CANLI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN!

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.