Çetin Ünsalan – Gizli hesap talebi ne oldu?

Çetin Ünsalan

Dünyadaki ekonomik kriz olan 2008 yılının ardından büyük soygun sorgulanmaya başlanınca gizli hesaplar odak noktasına oturdu. İlk olarak ABD, İsviçre’den gizli hesapları istedi. Bu konudaki en somut adımı ise Almanya attı.

 

2,5 milyon avro rüşvet vererek el altından İsviçre’de gizli hesapların cdsine sahip oldu. O dönemde bu Almanya’daki gizli zenginlerin soruşturması olarak nitelendirilse de, bugün çıkan kokulardan anlıyoruz ki, o hesaplar sadece Almanlar’a ait değil. Sanırım Almanya için açıklanmasındansa, saklı tutulması daha çok yarar sağlıyor. Artık içini bilen biliyordur.

 

Fakat bitmedi… Dünyada bu olay popüler hale gelince Maliye Bakanlığı da harekete geçti. Aralık 2011 itibariyle ‘Maliye yurtdışında para arayacak’ başlığıyla kamuoyuna duyuruldu. Ardından resmen İsviçre başta olmak üzere, akla hayale gelmeyecek ada ülkelerine bile gizli hesapların Türkiye’ye verilmesi talebi yollandı.

 

Benzer bir haber 2009 yılında da ortaya çıkmıştı. Lüksemburg hesapları açıyordu. Elbette sonuç çıkmadı. 2011’in ardından 2013 yılbaşından itibaren İsviçre için imzalanan tam bilgi anlaşması yürürlüğe girdi. Katar, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni tesadüfen mi unuttular bilemiyorum ama, 2012 sonu itibariyle Jersey Adaları bile listedeydi.

 

Hatta 2013 yılının bu para kaçıranlar için karabasan yılı olacağı ‘bıyıklı Türkler’in peşine düşüyoruz’ nidaları arasında söyledi. Şimdi 2014 yılının sonuna geliyoruz. Herkes ‘Almanlar’ın elinde Türkler’e ait gizli hesap mı var’ sualini yöneltiyor da, bizim istediklerimizin akıbetini merak etmiyor.

 

O zaman ben soruyorum. Maliye Bakanlığı 2013 Ocak itibariyle, resmen almaya hak kazandığını sayfa sayfa, ekran ekran duyurduğu gizli hesaplar konusunda ne kadar yol aldı? Bugüne kadar elde edilmiş bir veri var mı?

 

Şayet var ise kaç kişiden bahsediliyor; miktar ne ve haklarında ne tip bir işlem yapıldı? Vergi barışı adı altında çıkarılan düzenlemelerde bu kişilerden yararlanıp da kendisini aklayanlar oldu mu? Oradaki tahsilât oranının da yerlerde süründüğünü düşünürseniz, pek tatminkâr bir sonuç alınmadığı ortada.

 

Soru son derece açık. Bir kez daha tekrarlayayım. İstenen gizli hesaplardan gelen oldu mu? Ne işlem yapıldı ve eğer gelmediyse dünyayı yönettiği iddia edilen lidere sahip olan bir ülke hangi yaptırımları uyguladı?

 

Yoksa elimizde koca bir sıfır mı var? Bu durumda adama sorarlar: O zaman niye yeri göğü inletip, insanları kandırdınız? Sahi sonuç alındı ya da alınmadı ayrı bir konu ama Maliye unutulan Katar, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden de sonradan bu bilgileri istedi mi?

 

Hiç sanmam… Çünkü o dönemde de, bugün de dert gerçekten sorunu çözmek değil ki… Ya şov, ya gündem saptırma ya da naylon kahramanlık…

 

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.