Çetin Ünsalan – Oyunun sonuna doğru

Çetin Ünsalan

Ekonominin ateşi yakmaya başladı. Uygulanan yanlış politikalar neticesinde gelinen noktada aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık noktasına geldik. Enflasyon dizginlenemiyor; dolar hava kaçıran top gibi uyarılar veriyor; dünyada ve Türkiye’deki daralmaya rağmen cari açık 50 milyar dolara yakın ve büyüme çıktı denilen rakamlar ise, ülke ihtiyaçlarının yanında dalga geçer gibi…

Bedelli askerlik konuşuluyor; konut üzerinden tartışmalarda sesler yükseliyor; Fitch Türkiye ekonomisindeki dengesizliklerin gidermenin güç olmaya başladığını duyuruyor.  Merkez Bankası Başkanı faizleri indirirsek, dolarda sert yükseliş olacağını belirtiyor. Ama indirmeseler de bu trendin kalıcı olduğuna değinmiyor. Tıpkı gıda fiyatlarındaki yükselişin geçici olduğu masalını anlattığı gibi…

Bir tarafta ülkeye dolar yağacağı yalanları ile ortam speküle edilerek, yerli kurbanların sayısını artırmak amaçlanıyor; öte tarafta içte sıkışan para çıkış için zamanlama kolluyor. Dünya ekopolitiği yeniden şekillenirken, Türkiye açıkta kalmamak adına, ayakçı olmaya razı görüntü veriyor; ama başına nasıl belalar açacağını hesap etmiyor.

Piyasalarda yaprak kıpırdamazken, iş yapma ve ödeme sorunu büyüyor. Bir tarafta bankalara efelenenler, müşteri ile satıcı çek teminatı konusunda yalnız bırakan bankalara sesini çıkaramıyor.

Torba kanunla vergi ve SGK primlerinde yapılandırma çıkıyor; ama kimsenin ödeyemeyeceği bilindiğinden para sıkıntısı, konut satanların takibe alarak gidereceklerini düşünen bir Maliye savruluyor. Konutu satıp da vergi kaçıranı mercek altına alın. Ama asıl bu konutları kimlerin, nasıl aldığını sorgulayın.

Cari açığın önemli bir bölümünü tek başına karşıladığını söyleyen Sarraf gibi, gerçekten ne olduğunu bilmediklerimizi savunmaya çalışacağınıza, böylesine büyük (!) iş yapan adamın, neden vergi listesinde gözükmediğini araştırın.

Örnekleri uzatmayalım; işin özü şu: Bu sahte cennetin sonuna gelindi. Çok büyük bir fatura ödeyeceğiz. Birileri de kendi faturasını azaltmak için, iyimserlik ortamı yaratarak, zararlarını geniş kesimlere yaymanın hesabını yapıyor.

Bakanlar’a inanmayın… Finans piyasalarında fon yöneticilerinin açıklamalarına şüpheyle yaklaşın… Dövizle borçlanmayın… Dalgaya kapılarak zararınızı büyütecek noktalara koşmayın. Sakin olun; korumacı davranın ve günlük para vurma sevdasından vazgeçip, mevcudiyetinizi korumaya bakın. Yoksa çok pişman olacaksınız. Çünkü oyunun sonuna geldik.

Ceza kartı zaten elinizde… Ama başkalarının elindeki ceza kartını da almak için anlamsız bir çabaya girmeyin. Bu oyunun çok yananı olacak ve birileri elindeki tehlikeli kartları vatandaşa ihale etmeye çalışıyor. Aldanmayın…

Bu saçmalığın sorumluları da, faturayı ödeyecek olanlar da belli. Kimse vatandaşın unutkanlığına güvenmesin. Emin olun, canı yandığında unuttuklarını da hatırlar.

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.