Piyasalarda Son Hareketler… Seans İçi Yorum…

Yaşar ERDİNÇ

Sabah yorumumu yazdıktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesindeki Teknopark’ta bulunan Borfin-Finnet’e gittim. Bir toplantımız vardı. Toplantı bittikten sonra, beni bir arkadaşımın aradığını gördüm. Kendisini aradığımda borsaya satış geldiğini ve piyasanın cuma gününe göre, %0.50 aşağıda olduğunu söyledi.  Normalde bir miktar kar satışı olmasını ve endeksin 97 binlere kadar gerilemesi normaldi ama 95 bine kadar düşüş normalde beklediğim bir hareket değildi. Bir yorum yazıp tutmayınca da kaçanlardan değilim. Bizlerin sizlere karşı bir sorumluluğu var. Piyasalarda her zaman beklentinize ters gelişmeler olabilir ama bu tür durumlarda, son gelişmelere bakıp yeni bir değerlendirme yapmak doğru olan davranış biçimidir.  Piyasalarda şartlar değiştiğinde fiyatlama değişir. Piyasanın tabiatı budur. Bu yüzden 1 saat önce söylediğiniz bir şeyin tam tersini bir saat sonra söyleyebilirsiniz.  Fakat, tabi ki değişen şartların ne olduğunu da ortaya koymak gerekir. Az önce bilgisayarımın başına geçtim ve genel olarak dış piyasalara ve son gelen haberlere baktım. Tabi ki ilk baktığım şey DXY endeksi oldu. Sabah saatlerinde genelde düşüş yönündeydi. Şu anda da geri çekilme devam ediyor ve orada bir sorun yok. Dünyadaki diğer borsalara baktığımızda ise genel olarak Asya cephesinde gerilemeler var.

Sabah saatlerinde de aslında dış piyasalara bakmıştım. Küresel hisse senetleri ABD-Çin ticaret savaşı endişeleriyle genel olarak satıcılı başlamıştı ama bizde en azından siyasi belirsizliğin bitmesinin fiyatlamasının daha ağır basacağını düşündüm.  Önümüzdeki cumartesi günü ABD hazine bakanlığı ABD’de yatırım yapan Çin şirketlerine bazı sınırlamalar getirebilir. Bu nedenle hisse piyasaları baskı altında kalabilir.  Her ne kadar bu unsur söz konusu olsa da, bizim borsanın açılışı sonrasında belki 97 bin civarına kadar gerilemesini açıklayabilirdi ama endeks daha fazla geriledi. Finansal kurumlardaki bazı arkadaşlarımla konuştuğumda satış baskısının yabancılardan geldiğini belirtiyorlar.  Görünen o ki, yabancılar seçim sonuçlarını kâr realizasyonu için kullandılar. Bu kadar kısa süre içinde satmalarını beklemiyordum. Seçim gazı ile, endeksi belki bugün yukarıda kapattırıp yarın veya ertesi gün daha yukarıdan satış yapma senaryosu bana daha mantıklı geliyordu.  Dolayısıyla bir bakıma beklenenden veya en azından benim beklediğimden daha çabuk kar satışı yaptılar. Eğer endeks şu an 97-98 bin arasında olsaydı bu önemli değildi ama endeks 95 binlere kadar gerilemişse, görüşlerimi ve beklentileri yeniden gözden geçirmem gerekiyor. Büyük olasılıkla sayın Cumhurbaşkanı’nın “Yetkiyi verin faizle nasıl uğraşılırmış görün” cümlesi ve “Moodys’e ayar çekileceği” beyanının sonuçlarını beklemek istemediler. Bilakis ben, henüz kabine kurulmadan bu yönde adım atılmayacağı için, yabancıların acele etmeyeceklerini düşünmüştüm. Fakat seçim sonrası ilk günü satış fırsatı olarak değerlendirmeleri, en azından önümüzdeki orta vadede borsaya daha temkinli yaklaşmak gerektiğini gösteriyor. Küresel olarak bol para musluklarının her geçen gün sıkılacağını, cari açığımızın yüksek olduğunu, firmaların dış borçluluk oranlarının yüksek olduğunu, enflasyonun yüksek seyretmeye devam edeceğini, Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde erime olduğunu ve şu an gelişmekte olan piyasalardan (GOP) para çıkışı olduğunu biliyoruz. Bu tür bir ortamda endeks bugün yükselerek kapanış yapsa bile, orta vadede sağlıklı bir yükseliş trendi oluşması beklenmezdi. Fakat, bugünkü hareket, sorunların gerçekten ciddi olduğunun ve bu konuda hükumetin atması gereken adımların ikna edici ve güven verici olması gerektiği net bir şekilde ortaya çıkıyor. Şu an artık endeks için 97.500 ile 99.000 aralığında çok güçlü bir direnç oluştu. Bu direncin yukarı kırılması için, yeniden GOP’lara para girişi başlaması ve Türkiye’nin de bundan nemalanması gerekir.  Kısa vadede dış piyasalardaki hareketlere bağlı hareketler daha ön planda olacaktır ve 93 bin ile 96 bin aralığında dalgalanma görebiliriz. Ama bugünkü yabancı satışı, endekste 93 bin seviyesinin de aşağı kırılması riskini artırmıştır. Öte yandan Dolar/TL kurunun tekrar 4.70’in üzerine çıkmış olması ki; bu konuda dolarda 4.45-4.50 aralığına kadar bir düşüş olabileceğini yazmış ve yorumlamıştım. Bu şartlar altında bu yorum artık geçersizdir ve bu şekilde düşündüğümü de sizlere duyurmak benim borcumdur. Sinyal çok net… Ekonomide sağlıklı ve ikna edici, akılcı orta vadeyi ve orta vadedeki küresel riskleri de içine alan bir programa ihtiyaç var. Aksi halde, Piyasalarda daha sıkıntılı günleri görebiliriz.

Borsa ile ilgili önemli bir vurgu yapacağım. Daha önceki yazılarımda vurguladığım üzere, bir şirket büyüyorsa, satışları ve kârları artıyorsa ve bu trendin devam etmesi bekleniyorsa, genellikle bu şirketler borsa düşse de, orta ve uzun vadede endekse göre pozitif ayrışıyorlar. Ama bankacılık sektörü, endeksle çok yakın hareket ediyor. Bu nedenle borsadaki yatırımlarınız açısından bakıldığında “Hocam satıp çıkalım mı?” sorusunun cevabı orta vade hedefler için taşıdığınız kağıda bağlıdır. Çok seçici olun ve iyi araştırın. Ya da işlem yaptığınız aracı kurumlardan elinizdeki şirketler için rapor isteyin. Eğer bu hizmeti veremiyorlarsa, bu hizmeti alabileceğiniz kurumları seçin derim.

Paranız sağlığınızı bozmasın…

25 Haziran 2018 – 15:43

TEMEL / TEKNİK ANALİZ VE YATIRIMCI PSİKOLOJİSİ VİDEOLU EĞİTİMLERİM!

“Piyasalarda Son Hareketler… Seans İçi Yorum…” ile ilgili 4 yorum

  1. sağolun hocam iyiki varsınız. sizin periskop yayınında endeks ile ilgili gaplı açarsa bir miktar geriler o zaman aşağıdan alabilirsiniz uyarınızla cuma kapanışta aldığım thy hissesini açılışta % 8-10 gibi bir kar ile sattım, daha sonrada işim çıktı alamadım. şimdi baktım çok düşmüş.

  2. Yaşar Hocam, Nazamı çekiyorsunuz ?Artık ıkı hft da bir yazı yazıyorsunuz.Değerli Hocam Bu işi çok ıyı bılen Başta siz olmak üzere bır çok uzman var hepsını takıp edıyorum Hemen hemen hepsi bu oynak piyasada yanılabılyorlar .Siz de yanılabılırsınız onemlı olan bızlerin , sizin takıpçılerınizin, sızin yorumlarınızı dıkkatle okuyor ve takıp edıyor olmasıdır. Ayrıca bır şeyler öğreniyoruz lütfen yazılarınıza ara vermeyınız sayglarımızla

    1. Mehmet Bey, şu sıralar başımı kaldıracak vaktim yok. Yoksa, drdim yanılmak olsa 20 yıl sürekli yazı yazmazdım. Naz işi benim işim değil. İlginize teşekkür ederim. Fırsat bulunca yazıyorum.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.