Çetin Ünsalan – Sistematik yolsuzluk

Çetin Ünsalan

O şey var ya, o şey… Anlayın işte, o şey. Hani bakanlarla ilgili olan… 16 Aralık’tan bir gün sonra, 18 Aralık’tan bir gün önce olan ya da Aralık ayının 24’ü ile 26’sı arasındaki gün. O şey işte. Anlayın canım. O şeyin haberini yapmaya yasak geldi.

 

Ama sürekli o şey diye de anlatılmaz ki… Yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yürütülen operasyonlar hukuk zemininde sümen altı edildi ya, onun Meclis komisyonundaki gelişmeleri haber yapmak yasaklandı.

 

Hayır; anlamıyorum ki, hukuki olarak önü kapandıktan sonra, Meclis’teki komisyondan çıkan habere neden yasak konulur? Acaba ileri demokrasinin bir sonucu mudur? Hadi hukukta mahkemeyi etkileme riski var. Meclis komisyonunda kim etkilenecek? Ortaya bağlayıcı bir karar çıkmıyor ki, sadece tespit konuluyor.

 

Şu tesadüfe ki, haber yasağı da eski bakanların komisyonda dinlenmesinden bir gün öncesinde geliyor. Amaç eski bakanları mı korumak, içlerinden bazılarının anlatacakları nedeniyle iktidarı mı korumak? Bakın gerçekten bunun yanıtını veremiyorum.

 

Ama ne deniz feneri konuşuluyor bu ülkede; ne yolsuzluk iddiaları… Gündem malûm fıtrat ve Amerika’nın keşfi… Oysa tam da aynı gün nazire yaparcasına TÜSİAD bir rapor açıkladı. İş dünyasının yolsuzluk algısını belirlemek için yapılan anketin başlığı ‘İş dünyası bakış açısıyla Türkiye’de yolsuzluk.’

 

Anketin sonucu çok açık: Türkiye’de yolsuzluk var ve yolsuzluk algısı artma eğiliminde… Bu önemli bir tespit… Fakat bundan da önemlisi konuyu yorumlarken TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in şu sözleri…

 

“Yolsuzluğun sadece dönemsel değil, çok uzun zamandır var olduğunu biliyor, ancak sistematikleşme ve içselleştirilme ihtimalinden de büyük rahatsızlık duyuyoruz.”

 

Sanırım bu dönemi en güzel anlatan ve özetleyen iki kelime: Sistematikleşme ve içselleştirme… İlk sözcük siyaseti, ikincisi de vatandaşın tavrını ortaya koyuyor. TÜSİAD bu konuda söz söylemeye ne kadar ehliyetli, tartışılır. Ama tespit çok önemli…

 

Fakat açıklamada dengeyi tutturacak bir yan daha var. Bunun bütün dünyanın sorunu olduğu söyleniyor ve Türkiye’nin G20’nin dönem başkanlığının, bu sorunun aşılması için fırsat olabileceğine vurgu yapılıyor. Tamamen ‘üzerime gelmeyin’ ifadesi…

 

TÜSİAD Başkanı Dinçer haklı esasen. Bu bir fırsat… Versinler bizim tayfaya yetkiyi, dünyada bu haberlerin yapılmasına yayın yasağı koydurtsunlar; iddia edenleri de terörist ilan etsinler, sorun bitsin.

 

Yolsuzluk dünyada kalkar mı; sanmam. Ama en azından konuşulma riski biter ve içselleştirip, sistematikleştirilir. Yani dünyaya sistem ihraç etmemiz için elimizde artık bir fırsat var. Verin Türkiye’ye yetkiyi, dünyaya devekuşu sendromu ile, suça ortak etme, bir de zeytinyağı gibi üste çıkmayı öğretsin.

 

İşte dünya ekonomisi, işte iktidarın deyimiyle kaptan köşkü… Gemi mi? Yüzüp yüzmediği kimin umurunda? Kaptana maaşını verin yeter.  O sizi ikna eder. Ama kömürle, ama sopayla…

 

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.