Türkiye’nin çöp bütçeleri

Çetin Ünsalan

2008’deki dünya krizinin ardından en çok öne çıkan ülkelerin başında Yunanistan geldi. Batışı ya da dünya ekonomisi içindeki hacmiyle değil. Orada başı ABD çekiyor. Ama daha dramatik bir gerçeği ortaya çıkardı.

 

Yunanistan bilinçli bir şekilde bütçesini makyajlamıştı ve uluslararası denetim kuruluşlarının bazıları da buna alet olmuştu. Türkiye’nin başarılı (!) ekonomi palavrasının söylem sahipleri de ‘bakın biz ne iyi durumdayız’ diye caka satmayı ihmal etmemişti.

 

O günlerde bir iddia ortaya atmıştım ve halen ısrarlıyım: Bu kafayla gün gelir Yunanistan bize güler… Ama iktidar palavrayı sürdürmenin yolunu da bulmuştu. Sayıştay’ın yapısındaki bir değişiklik nedeniyle 5 yıl gerçekçi bir denetim ve raporlama yapmaması temin edildi. İki sene daha tam teşekküllü bir rapora ulaşamayacağız.

 

Yine de elbette bir çalışma yapılıyor. Sayıştay ulaşabildiği belgeler kadar aydınlatıcı olan 2013 denetim raporlarını TBMM’ye ve ilgili kurumlara gönderiyor. İşte bu sunum ardından rapor, Sayıştay’ın internet sitesinde eylül ve aralık aylarının son gününde yayımlandı. Ulusal Kanal’ın haberleştirdiği raporun ayrıntılarındaki facia, ayakkabı kutularına bile rahmet okutacak cinsten.

 

Hatırlayacaksınız geçtiğimiz günlerde Soma’nın kömür diye devlete nasıl taş sattığı haber olmuş, Bakan Taner Yıldız da bunu soran gazeteciye tepki göstermişti. Ne demişti savunmasında? Bunu tek bir gazete yazmış. Yani manidar demeye getiriyor. Oysa anlaşılıyor ki, o haber de Sayıştay’ın ara raporlamasından alınan bilgilere dayanıyordu.

 

İşte rapordan ilgi çekecek satırbaşı harcamalar… Maliye Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 949 milyon TL. yedek ödenekten aktarılan rakam 38 milyar 364 milyon TL. Sadece bu bile bütçenin, OVP’nin ve tüm gerçekleşmelerin çöp olduğunu kanıtlıyor. Yaklaşık 38 kat fazla harcamadan söz ediliyor.

 

Ekonomi Bakanlığı’nın Çağlayan döneminde gösterilmeyen mali tabloları mı, ulaştırmada kazma ve dolgu için parayı alıp yok olan müteahhitler mi arıyorsunuz? SGK’nın yaptığı yersiz ödemelerden, uygulanmayan idari para cezalarına kadar her şey var.

 

Sağlıkla devam edelim. Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlı sağlık tesislerinin MEDULA veri tabanında yer alan kayıtları üzerinden yapılan incelemede iğne ucu ve lateks muayene eldivenleri gibi aşırı fiyatlandırılan malzemeler gözüküyor. Ne kadar mı? 1,2 TL’lik iğne ucu 3 bin 200 TL’ye, 1,5 TL’lik eldiven de 3 tanesini 15 bin TL’ye fatura etmek gibi bir çılgınlık söz konusu…

 

Üniversiteye giriş için 10 milyon adayın yatırılması istenen sınav ücretlerinin yasaya aykırı olarak bankada bekletilmesi, faiz lobisi diye ortalıkta haykıranlara ne anlam ifade ediyor? Daha acısı, toplanan paraların nereye harcandığının da tespit edilememiş olması.

 

Kredi yurtlarda Ziraat’te toplanan paraların ihtiyacı olan öğrencilere gönderilmemesinden, rant kapısı haline dönüşen kalkınma ajanslarına, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde ihalesi olmayan işlere, üzerine fazladan para ödenmesine kadar tespitlerin sonu gelmiyor.

 

En ilginç olanı da piyasalara etik dersi veren Merkez Bankası ile ilgili. “Personeli ve yakınlarının özel sağlık harcamaları için 54 özel hastane ile anlaşma yapıp kanuna aykırı olarak kurumun kasasından 33 milyon lira harcama yaptı. Ayrıca, yönetmelikte yer almadığı halde bazı personele toplam 9,6 milyon lira denge tazminatı ödedi.”

 

Spor Genel Müdürlüğü’nde kuruma aktarılması gereken gelirlerin kulüplere devri mi dersiniz, Savunma Sanayi Destekleme Fonu’ndan müsteşarlığın bütçesinin neredeyse üç katı yapılan harcama mı ararsınız?

 

Yağmalanan kamu arazileri, Atatürk Orman Çiftliği, malûm Türkiye Kömür İşletmeleri’ne satılan taşlar, TCDD ödeneğin tamamı harcanırken yüzde 13 işlerde ilerleme sağlanmasından, İller Bankası’ndaki son model araçların şartnameye konulmasından bahsetmiyorum bile… Ama rapor bahsediyor…

 

Yine Sayıştay hakem olması gereken TMSF için de performans aktarımı yapıyor.  “Sayıştay. kiralık kasalarda zamanaşımına uğrayan ve TMSF’ye kalan altın, mücevherat, hisse senedi, tahvil ile bonoların muhasebe kaydının alınmadığı belirledi. Ayrıca, batık bankalar adına kayıtlı 202 gayrimenkulün halen Fon bünyesine devredilmediğini tespit etti.”

 

Zaten ekonomik gerçekleşmeler, açıklanan bütçenin ve rakamların gerçekleşmesinin hayal olduğunu ortaya koyuyordu. Sürekli revizyonlar, güncellemeler ve tutturulamayan hedefler de bunun kanıtı idi. Fakat Sayıştay’ın bulguları daha açık bir tespiti ortaya koyuyor. Türkiye’nin son yıllardaki bütçeleri tam bir çöp…

 

Bir de gerçekten denetlenebilse ve net raporlar ortaya çıksa neler göreceğiz kimbilir? Hadi şimdi açıklanan bütçe gerçekleşmelerini tekrar bu gözle okuyup, gidip Yunanistan’a gülün…

 

[email protected]

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.