Bu bölümde gün içinde gelişen olayların haber, yorum ve analizlerini bulacaksınız. Bu bölümü gün içinde birkaç defa kontrol etmenizde fayda var. Sayın Atilla Yeşilada ve diğer arkadaşlarımız son dakika gelişmelerini ve yorumlarını bu sayfaya aktaracaklardır. Burada daha önce yer alan haber ve yorumları "Günlük Yorumlar" bölümünden okuyabilirsiniz.
Peki ya kapanırsa?
24 Temmuz 2008 Perşembe Saat: 14:10
Anayasa Mahkemesi (AYM), AKP kapatma davasını Pazartesi’den itibaren hergün görüşerek mümkün olan en kısa zamanda karara bağlayacak. Karar ise, büyük olasılıkla beklenen tarihten daha erken çıkacak; 28 Temmuz’u izleyen bir iki gün içinde olması şaşırtmamalı.
Piyasada yazılan çok sayıda senaryo var. Bunların bir kısmı umutların hikayelendirilmiş hali. Gerçekte AYM’nin seçenekleri üç ile sınırlı:
1) AYM AKP’nin anti-laik hareketlere odak oluşturmadığına karar verir: Düşük bir olasılık; belki %5. Dayanakları AKP’nin siddete başvurmaması ve aldığı %47’lik destek olabilir. Aklanan AKP yoluna kaldığı yerden devam eder ve erken genel seçim gündemden çıkar.
2) AYM, AKP’ye yapılan Hazine yardımını keser: Gerçekleşmesi daha olası; %25. Hazine yardımının kesilmesi tercihi siyasi yasak gelmesine engel. Yine de AKP’nin anti-laik aktivitelerinin ilanı anlamına geliyor. AKP’nin hareketlerine çekidüzen vermesi konusunda önemli bir uyari; arkasından kapatma gelebileceğinin sinyali. AKP’nin kendini aklama ve alacağı oy miktarı yoluyla kendisini tekrar tescil ettirme ihtiyacını kamçılayarak sonbaharda yapılabilecek bir erken genel seçimi olası kılabilir. Yerel seçimlerin de erkene alınması gündeme gelecektir.
3) AYM, AKP’yi kapatır, kurucu üyelere beş yıl siyasi yasak getirir. Gercekleşmesi daha büyük olasılık, %70. AKP’nin kapatılması bence hala büyüBaşbakan Erdoğan da bu yasaklı listede yer alır. Altını çizmekte fayda var, siyasi yasak parti kapatmadan imkansız. Ancak AKP’nin anti-laik işlere odak olduğunun ispatlanması halinde buna neden olan parti üyelerine siyasi yasak gelebiliyor. Piyasadaki bazı senaryoların aksine, Anayasa’ya göre parti kapanmadan kimse tek başına “odak olma” gerekçesiyle siyasi yasakli olamıyor. AKP’nin kapatılması durumunda ise sonbaharda erken genel seçimi kaçınılmaz hale gelir. Muhtemelen yerel seçimler de erkene alınarak bu sene son çeyrekte yapılır.
28 Temmuz Pazartesi’den itibaren bu cevabı çok önemli surunun yanıtına ulaşmak muhtemelen saatlerle sınırlı olacak. Aynı gün Ergenekon iddianamesinin detayları yeni tartışmaları başlatacak. AKP kapatma davası ile Ergenekon arasında kurulan ilişkiler daha da yoğunlaşacak.
Dolayısyla, AYM’nin kararı ne olursa olsun, tartışmanın ana eksenini Türkiye’deki iktidar mücadelesinde kapalı kapılar ardında yaşananlar oluşturacak. Görünen taraflardan hiçbiri şimdilik uzlaşma yönünde mesajlar vermedi. Aksine, her iki taraf da diğerine diz çöktürmeye çalışıyor.
Piyasanın ibresi şimdilik olumlu senaryolardan tarafa işaret ediyor. AYM davayı görüşmeye başladığında belki de basına sızacak haberler bu havayı önemli ölçüde etkileyebilir. Politik istikrarın önemli ölçüde zarar gördüğünü ve bundan önceki döneme dönüşün kolay kolay gerçekleşmeyeceğini kavramak önemli. Umalım ki, politika birbirinden öç almayı hedefleyen tarafların savaş alanına dönmesin.
Güldem Atabay
AKP’ye kapatma kararı çıkarsa hemen ardından teknik olarak neler beklendiğini merak edenler bu bağlantıya bakabilirler.
http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=siyaset&ArticleID=970506&Date=24.07.2008&b=AKP’ye%20kapatma%20kararı%20çıkarsa%20ne%20olacak?&ver=14
Raymond James Dış Piyasalar Notu
24 Temmuz 2008 Perşembe Saat: 09:49
Global piyasalar dün nispeten sakin bir gün geçirdi. Dünün tek önemli ekonomik verisi (raporu) olan FED Beige Book raporunun yeni bir bilgi içermemesine karşın petrol fiyatlarında devam eden düşüş ve Fannie ve Freddie ile ilgili yasa taslağının kabul edilmesi Amerikan piyasalarında hafif iyimser kapanışlara neden oldu. DJ %0.3 yükselirken Nasdaq %1.0 yükseldi. Petrol fiyatlarının 125 dolara gerilemesi sevindirici gözükürken Amerikan vadeli işlemlerinin yatay olduğunu görüyoruz.
Ilımlı gelişmelerin fiyatlandığı bir başka piyasa da Avrupa oldu dün. Özellikle bankacılık sektörüne gelen alımlar ve etkili olurken Volkswagen, Peugeot ve Fiat’ın beklentilerden daha iyi rakam açıklaması otomotiv hisselerine destek verdi. Avrupa’da hisseler ortalama %2.1 oranında yükseldi. Bu yükseliş Mart ortasından bu yana gözlenen en büyük çaplı yükseliş.
Topix’ten Nikkei 225’e kadar bütün Japon borsa endekslerinde dünkü Japonya depremine rağmen bu sabah ciddi yükselişler gözleniyor. Nikkei şu sıralarda %2 yukarıdan işlem görüyor. Düşen petrol fiyatları ve USD’nin uluslararası piyasalarda EUR karşısında yaptığı hızlı değer kazancının YEN karşısında gerçekleşmesi genelde ihracatçı olan Japon şirketlerinin hisselerini destekliyor. Diğer Asya piyasalarında ise benzer bir iyimserlik göremiyoruz. Son iki günde Nikkei’nin çok üzerinde artışlar kaydeden bu piyasalarda yatay hatta bir kısmında bir miktar satış gördüğümüzü belirtelim.
Meksika petrol üreticisi ülke olmasına karşın neredeyse petrol üreten ülke borsaları içinde tek küçük çaplı artış kaydeden piyasaydı. Arjantin, Brezilya borsası düşen ülkeler olarak gözükürken Rusya da geriledi. Brezilya bu sıralara hem petrol fiyatlarının düşüşüyle hem de beklenen faiz artırımıyla hisseler zorda. Dün de Brezilya Merkez Bankası yaklaşık 50 bps faiz artırımı beklentisine 75 baz puanla cevap vererek Selic faizlerini %13’e yükseltti. Diğer gelişmekte olan piyasalarda ise Türkiye önderliğinde bir yükseliş hareketi dikkat çekti.
Ekonomik veri olarak bugün TSİ 15:30’da haftalık işsizlik başvuruları ve TSİ 17.00’de Haziran ayı ikinci el ev satışları açıklanacak (önceki: 4.99 mn, beklenti 4.94 mn). Avrupa’da ise TSİ 11:00’de açıklanacak Temmuz ayı PMI imalat ve hizmet endeksleri izlenecek. Asıl önemli veri ise Almanya’da TSİ 11:00’de açıklanacak IFO endeksi olacak. Kar tarafına baktığımızda da Amerika’da 3M (beklenti EPS: 1.35), Dow Chemical (beklenti EPS: 0.85), National City Corp (beklenti EPS: -0.21), seans öncesinde Southwest Airlines (beklenti EPS: 0.11) izlenecek. Herkese iyi seanslar
Özgür Altuğ
İMKB>38.650 İse AL,İMKB<38.650 İse SAT
24 Temmuz 2008 Perşembe Saat:00:22
İMKB son 4 işlem gününde dirençlerini zorlamasına karşın kıramadı. 38.650’nin altında işlem gördüğümüz sürece İMKB’de genel düzeltmesi olacakken, 38.650’nin üzerinde çıktığımız sürece İMKB’de genel düzeltme olasılığı ortadan kalkacaktır. İMKB son 4 işlem gününde zorladığı ve zorlandığı noktalar, piyasa için ak ile kara kadar farklılık yaşayabilecektir. Dün İMKB’de yaşanan yükselişe bakıldığında 939 puanlık artışın yarısından fazlasını Garanti Bankası-İş Bankası ve Akbank hisselerinde yaşanan yükselişle gerçekleşti. Piyasanın güçlü olmasına karşın, dirençlerinde daha güçlü olduğunu söylemek gerek. Aksi halde bu direnç bölgesi 2-3 banka ile katılım sağlanmadan da rahatlıkla geçilebilirdi. Halbuki daha önceki başarısız denemeler sonrasında 800 ila 1000 puan arasında geri çekilmeleri beraberinde getirdi. Bugün yaşanacak işlem bandı da ise 1000 puan marjından yüksek olacaktır. 38.550’den yaşanan kapanış sonrasında bugün ya düzeltme ve sonrasında satışların artması yada 38.650 direncinden başlangıç ve katılım varsa yükselişin düzeltme olmaksızın devamı gözlenebilir. Piyasa sınırda bir güne başlayacak ve bir sınırın hangi yönünde devam edeceğini belirleyecek. Yurtdışında yaşanacak seyir bugün çok önemli olacak. Çünkü piyasada şu anda tek eksik olan yükseliş yönünde katılım olmaması. Katılım olmadığı içinde işlem hacmi iki banka ile yapılırken, diğer bir banka ile de endeks marke ediliyor. En büyük soru ve sorun, Anayasa Mahkemesi kararı öncesinde bu yönde bir katılım sağlanabilir mi? Yabancı payları, AKP’ye kapatma istemiyle dava açıldığı tarihteki seviyeye ulaşmıştır. Global kriz öncesinde yabancı takas oranı %72,36 iken, şu anda yeniden %71.10 seviyesindedir. Yabancıların alımı ve pozisyon alışı sürpriz değildir fakat bundan sonra ne kadar daha pozisyon alacakları bizler içinde sürpriz olacaktır. İMKB için basit bir denklem kurduk. Bu denklem 38.650’nin üzerinde kapanırsa al, 38.650’nin altında kapanırsa sat. İMKB’nin bu güçlü dirençleri kırabilmesi için ve katılımın sağlanabilmesi için sağlıklı bir düzeltme gereksinimi var. Yabancıların hisse ve özellikle daha banka hissesi alma iştahı bugünün belirleyicisi olacaktır.
Gökhan USKUAY
Kısa Vadede Anayasa Mahkemesi’nin Kararı Etkili Olacak...
23 Temmuz 2008 Çarşamba Saat: 09:25
İMKB, 32.700’den başladığı yükseliş sonrasında sağlıklı bir düzeltme hareketi gerçekleşiyor.Orta vadeli düşen kanal içerisinde güçlü bir tepki hareketi gerçekleştirdik ama daha öncede belirttiğimiz 38.650 seviyesinden geçen orta vadeli düşen ana kanal direncini aşamadık. İMKB güç toplamak için beklentimiz doğrultusunda dün geri çekilme yaşadı.Aşılamayan dirençlerden güvenilir desteklere bir yolculuk yaşıyoruz. Pazartesi günkü yorumumuzda yurtdışı borsalara paralel yükselmediğimiz için,düşmemizinde yurtdışı dinamikler içerisinde olmayacağını belirtmiştik.Dün kısa vadede yurtdışından ayrıştığımız bir kere daha görüldü. Bu kez yurtdışı güçlü, İMKB güçsüzdü. Anayasa mahkemesi AKP’nin kapatma davasını önümüzdeki hafta başında görüşmeye başlayacak. Anayasa Mahkemesi kararlarını ilk görüşmede sonuçlandırmadığını düşünürsek, önümüzdeki hafta içerisinde açıklanacak diyebiliriz. Dün Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararının tarihinin açıklanması sonrasında İMKB’de satış olarak yansıdığını gördük. Buda son dönemde AKP’in kapatılmayacağının satın alınması senaryosunun çok geçerli olmadığını gösterdi. Dün yaşanan hacimli düşüş ve alternatif piyasalarda yaşanan tepki sonrasında piyasalar daha temkinli hareket edecektir. Yurtdışında yaşanan güçlenmenin devamı ile birlikte bugünde kısa vadeli yükseliş denemeleri olacaktır ama yükseliş denemeleri para çıkışı ve maliyetlendirme olarak geri dönecektir. 38.000-39.000 bölgesinin kırılması için piyasalarda düzeltme hareketinin biraz daha sürmesi gerekiyor ve daha yüksek katılım ile yükseliş yaşanması gerekiyor. 1,3 Milyar YTL’nin altında kalan hacimlerle yükseliş hareketi dünkü yükselişin bugünkü tepkisi olacaktır. Dünkü yorumumuzda AKP’nin kapatma davası ile ilgili kararın kısa süreli etkisi olacağını belirtmiştik.Önümüzdeki hafta içinde AKP ile ilgili karar açıklanana kadar bu kısa süreli etki devam edecek. Karar hiçbir şekilde orta vadeyi etkileyemeyecek.Karar ile birlikte bu kısa vadeli etkide kalkacak ve yurtdışı piyasalara paralel hareket başlayacak. AKP’nin kapatılma ihtimali, kapatılmama ihtimalinden yüksek olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden 38.650 direncine yönelik yükselişler satış fırsatı, Anayasa Mahkemesi’nin kararının açıklanması alış fırsatı olacaktır.
Gökhan USKUAY
Raymond James Dış Piyasalar Notu
23 Temmuz 2008 Çarşamba Saat: 08:45
Global piyasalarda petrol fiyatlarındaki düşüş kötü kar rakamlarına rağmen Amerikan borsalarına kapanışa doğru destek verdi ve gün kapanışı artışla yapıldı. Petrol fiyatının 3 dolar düşmesi, Caterpillar karının iyi gelmesi, Wal-Mart’ın iyi performans göstermesi, kötü gelen American Express, Wachovia ve Apple karlarını gölgede bıraktı. DJ %1.2 ve Nasdaq %1.1 yükselirken bu yükselişin çok büyük kısmının son 30 dakikada gerçekleştiğini belirtelim. FED yetkililerinin faiz artırım sinyalleri EUR/USD paritesinin 1.5930’dan 1.5780’e düşmesi petrol fiyatlarının 128 dolara gerilemesine neden oldu. Seans sonrası Yahoo rakamlarının olumlu bulunması ve Washington Mutual’ın zararına rağmen sermaye artırımına ihtiyaç duymadığını açıklaması sonrasında Amerikan vadeli işlemlerinin bu sabah yatay olduğunu görüyoruz.
Istikrar yakalamaya çalışan Avrupa borsalarında petrol fiyatlarındaki düşüşün fiyatlaması henüz yapılamadı çünkü Amerika seansının sonlarında yoğunlaşan düşüşler sırasında Avrupa kapanmıştı. Avrupa’da hisseler dün ortalama %0.4 oranında geriledi. Amerikan Wachovia’nın zararının beklentilerden zayıf olması morallerı kaçırırken bugün Amerikan piyasalarının verdiği tepkinin benzeri sözkonusu olabilir. Avrupa’da ayrıca Vodafone başta olmak üzere telekom hisselerinin satış baskısını hissetti.
Faiz açısından belki de en dengeli piyasa olan Japonya’nın borsalarında bu sabah yükseliş hakim. Nikkei’nin %1.2 civarında yukarıda olduğunu görüyoruz. Petrol fiyatlarının düşmesi iyimserlik yaratırken, USD’nin Yen karşısında güçlenmesi de ihracatçı firma hisselerini destekledi. Diğer Asya’ya baktığımızda ise %1-3 arasında yükseliş gözlemliyoruz. Hindistan’da ise %5 civarında yükseliş olduğunu ama bunun dünya piyasalarındaki iyimserliğin yanında Hindistan’da hükümetin Meclis’te güvenoyu almayı başarmasıyla da ilgili olduğunu unutmamak gerekiyor. LATAM’da dün Brezilya ve Arjantin’in %1’den fazla petroldeki düşüşü de takip ederek gerilediğini ve bilhassa Brezilya’da faiz toplantısının başladığını ve faiz artırımıyla ilgili endişelerin de bulunduğunu belirtelim.
Türkiye’de takip edilecek önemli bir gündem maddesinin bulunmadığı bir dönemle karşı karşıyayken Amerika’da da karlar dışında ekonomik veri açıklanma hızında bu hafta yavaşlama görülüyor. Bugün sadece TSİ 21.00’de açıklanacak FED Beige Book raporu takip edilecek. Avrupa’da ise TSİ 12:00’de Mayis ayı yeni mal siparişleri rakamı açıklanacak (önceki: %2.5). Karlar tarafında Amerika’da bugün piyasa açılmadan önce Altria (beklenti EPS: 0.45), Amazon (beklenti EPS: 0.26), TSİ 15:00 AT&T (beklenti EPS: 0.76), TSİ 14:30 Boeing (beklenti EPS: 1.37), Pfizer (beklenti EPS: 0.54) takip edilecek.
Özgür ALTUĞ
Yurtdışına Paralel Yükselmedik...
23 Temmuz 2008 Çarşamba Saat: 08:39
İMKB’de ayrıştığını belirtmiştik. Bu yüzden yurtdışına paralel düşüş yada yurtdışına paralel yükseliş yaşamamız söz konusu değil. İMKB’de toparlanma büyük bir katılım ve hacimle desteklendikten sonra, yurtdışı piyasalarda toparlanma yaşandı. Yurtdışı geçen haftanın yarısına kadar İMKB’de yükselişinde prangaydı. Pranga kalkınca 3000 puanlık bir yükseliş yaşadık. ABD’de mali sektör hisselerinde yaşanan paniğin yersiz olduğunu, 2. çeyrek bilanço verilerine bakarak gördük. Beklentilerden iyi gelen veriler, 3. çeyrek bilançolar açısından ümit verici olduğunu söyleyebiliriz. Piyasalarda bu bilanço verilerinde geçen yılki veriler baz alınarak, kötü gösterme çabasını piyasa fiyatlandırmalarına bakarak başarısız olduğunu söyleyebiliriz. Daha öncede yazdığımız gibi 2. Çeyrek bilançoları, 2008 yılının en önemli bilançosu olma özelliğini taşıyor. Baz etki 3. çeyrekten sonra iyi yönde çalışmaya başlayacak ve krizin başlangıcındaki veriler ile bu yılki verileri karşılaştırma şansına kavuşacağız.Yani 2008’in diğer iki çeyrek bilanço verileri yüzümüzü güldürebilir.Kuşkusuz çok büyük bir dezenformasyon ortamında bulunuyoruz. Yanlış ve yanıltıcı bilgiler, yanlış fiyatlandırmaları doğuruyor. Yanlış ve yanıltıcı bilgiler Amerika kıtasından diğer kıtalara kulaktan kulağa yayılırken bile çarptırılıyor. Buda sadece ABD’de değil, global bir çarpık fiyatlandırmayı işaret ediyor. Geçen hafta bu yanlış hesap, ABD’den döndü. ABD’de geçen hafta mortgage yatırım şirketleri %24 ve banka hisseleri %18 oranında artış gösterdi. Petrol fiyatları son 6 haftanın en düşüğüne geriledi. Petrol fiyatlarının gerilemesiyle ABD’de en fazla kazandıran hisselerde %25 ile havayolu şirketleri oldu. Keza diğer emtiaların genelinde balon patlamadı ama lastikleri patladı. Dolayısıyla önceki hafta yatırımcısını sevindiren metal ve emtiaya dayalı şirketler, geçen hafta yatırımcısını üzdü. Üzerine en fazla efsane yazılan bankacılık şirketleri kar rakamlarını açıkladılar.Bu hafta açıklanacak karlar ve ekonomik veriler, piyasalarda başlayan yükseliş hareketini sona erdiremez. Yurtdışında yükseliş hareketinin başında olduğu için bu hafta rollerin değişmesini bekleyebiliriz. Bu hafta yurtdışı piyasalar güçlü, İMKB güçsüz olabilir. Geçen hafta Cuma günü İMKB’de yükselişte baş gösteren yorgunluk belirtileri, hafta başı itibariyle devam edebilir. 38.650 direncine yönelik yükselişler yine satışlar ile karşılaşırsa, 32.700’den başlayan yükselişin genel realizasyonu 36.000-36.500’e kadar devam etmesi beklenebilir.Yurtdışına paralel yükselmediğimizi göz önünde bulundurmalıyız.Endeks bazlı değil,hisse bazlı hareketler bu haftaya damgasını vurabilir.
Gökhan USKUAY
Türbülans mı Tolerans mı?
22 Temmuz 2008 Salı Saat: 15:01
Piyasaların bugün yaşadığı düzeltme yeni bir türbülanstan ziyade dinlenme, hafif kârları yazma ve yeni oyuncuların girmesine müsaade gibi duruyor. Gönüllerin otomatik pilota bağlayarak iyimserlikten para kazanmak için attığı şu sıcak yaz günlerinde ise ezberlere kazınan iki konu var. AKP kapatılacak mı? ABD’de yeni bir kurum daha batacak mı? Bu kadar idrak edilmiş bu iki konunun, haftanın kalanında baskın ve kalıcı biçimde piyasaları etkilemesi çok olağan gözükmüyor.
Türkiye..
Türkiye’de 1999 depremi(yer sarsıntısı) sonrası televizyon programcılığı değişti. 2000-2001 yıllari arası ekonomik kriz sonrası pekişti. Ve her büyük olayın ardından her kanalda onlarca “bu işin uzmanı“ beliriverdi. Kişisel olarak söyleyebilirim ki; artık işin “derinlerine“ inmek yerine kendi sığınağıma çekilmeyi tercih ediyor ve genelde “büyük olayın daha da büyük uzmanlarını“ dinlememeyi seçiyorum. “Aynı ekmeği ve suyu paylaşan insan psikolojileri de aşağı yukarı birbirine benzemeli“ varsayımını ortaya atarak ve buna biraz da gözlem ekleyerek, bedenlerden ziyade artık kafaların tatile çıktığını ve piyasalara kısa süreli bakışın buna göre şekillenmesi gerektiğini düşünüyorum. AKP Kapatılma Davası karar günü belirlendiğinde bir miktar “pekte birşey kalmamış“ negatifliği yaşanacak olsa da hala bununla ilgili yeni ve büyük bir piyasa olumsuzluğu beklenmemeli. Yine tamamen kişisel görüş olarak algılanmalı ki “Nihayetine varıldığında, AKP kararı ne olursa olsun, kararın hızlı ve geçiçi yansımaları ardından, piyasaların tekrar normale dönme olasılığı yüksek“ . Tabi olanların şu gün hayal edebileceklerimizin üstünde bir yerde olmaması kaydıyla..
2.Çeyrek Karları
Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler ayrışmasından dolayı bu tip ABD merkezli durumların doğru bakış açısıyla takip edildikten sonra kar fırsatı olacağını düşünüyorum. Dünya piyasalarındaki bu ayrışmadan genel ve topluca bir olumsuzluğa geçmek için ülkelerin “büyüme“ verilerinin Meksika Dalgası’na benzer biçimde ardı ardına negatife dönmesi gerekiyor. Bu verilerin belirtilerine kadar para ve sermaye piyasalarından para kazanmak için, özellikle negatifliğin had safhada olduğu anlarda, olumlu yönde pozisyonlar almak daha mantıklı gözüküyor.
Tahvil Piyasası..
Dün %20,40’larda işlem gören 14/01/2010 vadeli tahvil bugün %21 bileşik seviyelerden işlem görüyor. Bugün açıklanacak 2.Çeyrek kar/zararlarına da bakılarak %21 civarından (büyük zararda hızlıca %21’in üzerine çıkarsa veya beklenenden az zararlar gelirse %21,00 altından) yeni pozisyonlar açılabilir.
Cengiz KILIÇ
Raymond James Dış Piyasalar Notu
22 Temmuz 2008 Salı Saat: 08:48
Sermaye piyasalarındaki iyimser hava dün Amerikan borsalarının hafif ekside kapanmasıyla bir miktar sekteye uğradı. Petrol fiyatlarının yeniden 131 doların üstüne çıkması, Merck ve Schering gibi ilaç hisselerindeki düşüş satışlarda etkili oldu. DJ %0.3 gerilerken Nasdaq %0.1 geriledi.
Ortalığın sakinleştiğine ilişkin beklentilerin kuvvetlendiği bir ortamda seans sonunda açıklanan American Expresss, Texas Instruments, SanDisk, Merck ve Schering ve Apple’in bazı olumlu detaylara rağmen çok parlak kar rakamları açıklamaması nedeniyle Amerikan vadeli işlemleri %0.8 civarında aşağıda bulunuyor.
Lider konumdaki piyasalardan Avrupa borsalarında finans hisselerinde devam eden alımlar sayesinde dün hisseler ortalama %0.5 civarında yükseldi. Roche ve diğer ilaç şirketlerindeki satışlara rağmen ve HBOS’in başarısız denilebilecek sermaye artırımına karşın krizin kötüsünün geride kaldığı beklentisi iyimserleri destekledi. Fakat Amerika’daki dünkü gelişmelerden sonra borsalarında %0.7-0.9 civarında eksi açılmasının beklendiğini belirtelim.
Dünkü yükseliş hareketini tatil nedeniyle kaçıran Japon Nikkei’de ise %2.5 civarında yükseliş gözleniyor. Banka ve aracı kurumların yükselişte başı çektiği gözleniyor. Diğer Asya piyasalarında ise Hindistan hariç %0.3-1.0 arasında değişen düşüşler gözleniyor.
Izdıraplı denilebilecek bir ortamdan geçerken son derece güçlü şekilde bu süreci geçiren LATAM’da dün yükselişler Avrupa’da yükselişini sürdüren EM’ler sonrası devam etti. Brezilya %1.3 yükselirken Arjantin’de yükseliş %2.5’u buldu.
Ekonomik veri olarak bugün yine sakin diyebileceğimiz bir gün var karşımızda. Amerika’da TSİ 17:00’de açıklanacak Temmuz Richmond FED endeksi dışında Amerika’da takip etmemiz gereken bir veri yok. Avrupa’da ise yine aynı şekilde önemli bir veri bulunmuyor.
Rahat bir ekonomik veri haftasında açıklanacak kar rakamları etkili olmaya devam edecek bugün Amerika’da. Bugün takip edilecek karlar arasında TSİ 14:30’da Caterpillar (beklenti EPS: 1.54), piyasa açılmadan önce UPS (beklenti EPS: 0.85), TSİ 14:00 Wachovia (beklentisi: EPS: -0.25), TSİ 14:30 Western Union (beklenti EPS: 0.31), Yahoo ve Washington Mutual.
Özgür ALTUĞ
Boyutları Küçük Ama Etkileri Büyük Olacaktır...
21 Temmuz 2008 Pazartesi 18:00
Yurtdışı piyasalar açısından önemli bir güne başlıyoruz.Birgün içerisinde, birden çok küçük ve orta ölçekli diyebileceğimiz mali sektör hisselerinin bilançoları ABD’de açıklanacak. Washington Mutual,Wachovia ve Fifth Thrid Bancorp bugün kar rakamları açıklanacak. Bankaların boyutları küçük ama etkileri büyük olacaktır. Krizden en fazla etkilenen bankaların bölgesel çapta olduğu bankalar olduğunu biliyoruz.Bu yüzden küçük ve orta büyüklükte bankaların mali durumları piyasaları daha yakından ilgilendiriyor. Geçen hafta yurtdışı piyasalarda en büyük değişimi Wells Fargo’nun verileri sağlamıştı. Yurtdışı piyasalarda geçen hafta yaşanan değişimin devamı,endişelerin dibe ve fiyatların tepeye yükselmesi için bugününde atlatılması gerekiyor.Wachovia ve Fifth Third Bancorp, ABD piyasaları kapanmadan önce açıklanacak. Washington Mutual ise piyasalar kapandıktan sonra açıklanacak.
Bugün içeride ise Anayasa Mahkemesi’nin AKP kapatma davasının ne zaman karara bağlanacağına dair açıklaması beklenecek. Dava sonucu yaklaşırken, piyasalarda dava sonucuna odaklı tahminlerin yoğunlaştığını görüyoruz. Dava sonucunun etkisi kısa vadeli olacaktır. Piyasaları ve ekonomi üzerinde orta vadeli bir değişiklik yaşatmayacaktır.Çünkü olası seçimlerde dahi, mevcut siyasi tabloyu değiştirecek orta vadeli sonuç çıkmayacaktır.Türkiye’de AKP’yi kapatma davası orta vadeli süreci durdurmuş ve belirsizleştirmişti. Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin davayı sonuçlandırması, duran orta vadeli süreci yeniden işlerlik kazandıracaktır. Önemli olan Anayasa Mahkemesi’nin AKP için vereceği karar değil, siyasetçiler için vereceği karardır. Siyasetçilerin bağımsız milletvekili seçilmesini engelleyecek her sonuç ise orta vadeyi etkileyecektir.Siyasetçiler ile ilgili verilecek karar Anayasa Mahkemesi’nin sonucu ve Yüksek Seçim Kurulu’nun vereceği kararla ilişkili olacaktır.
Gökhan USKUAY
RASYONEL KÖPÜK
21 Temmuz 2008 Saat: 12:47
Cari faiz oranı ekonomik büyüme oranından daha yüksekse ve özel sektör fazla verse dahi “köpük” oluşabilmektedir. Normalde, teoriye göre, bu şartlarda “köpük” olmamalıdır. Aslında, finansal “köpük” yatırım için gerekli olan kaynakları emse bile, spekülatif büyüme dinamikleri yatırımların artmasını sağlar. Aynı mantıkla, spekülatif olarak oluşan büyüme çökerse, finans piyasalarındaki rasyonel “köpük” de hızla söner. Son olarak, spekülatif bir büyüme patikasında erken oluşan “köpüğün” ekonomiye maliyeti yüksektir çünkü refah artışı sağlayacak sermaye birikimlerini yok ederek ekonomiyi krize açık hale getirir.
Caballero vd. (2004)’ ne göre bu olay bir kere yaşandığında, özellikle sermaye ağırliklı sektörlerde, genişlemenin teknolojik ilerlemeyle beraber gelmesi, kamı maliyesinde uygulanan kurallı politikanın kuralların sürdürülebilir bütçe fazlası yaratması; dünyadaki diğer ülkelerin daha düşük büyüme potansiyeline sahip olmaları; ve kredi tahditlerinin genişleme yüzünden azalması durumunda büyüme-kaynak geri beslemeleri (feedback) doğal olarak artacaktır. Tüm bu koşulların 1990’larda Amerika’da yerine geldiği iddia edilebilir. Jean Tirole “Asset Bubbles and Overlapping Generations” isimli klasikleşmiş makalesinde, finans piyasalarındaki “köpüklerin” analizinin temellerini genel denge teorisi çerçevesine oturtur. Özellikle, yatırımlar ve “köpükler” arasında negatif ilişki olduğu ve “köpüklerin” sadece dinamik olarak etkin olmayan ekonomilerde ortaya çıkabileceği Tirole’ün makalesinin en önemli sonucudur.. Bildik türden rasyonel köpük yatırımla pozitif ilişki içindedir, aynı yönde hareket eder ve tüm yatırımcı ve tasarrufçular yüksek faiz oranlarıyla karşılaşsalar bile bu durum değişmez.
Şayet büyüme/tasarruf geri beslemesi yeteri kadar güçlüyse, ekonomi birden fazla durağan duruma –bir kısmı denge olmak üzere- sahiptir. Sermayenin marjinal ürünü sermaye stoğu büyüdükçe azalacağı için, spekülatif patikanın ulaştığı durağan durum normalden düşük bir sermaye maliyetine işaret edecektir. Hisse senedi değerlemesi fiyat/kazanç oranıyla temsil ediliyorsa, durağan durumda (dengede?) ise fiyat sadece kazançların sermayenin maliyetine bölünmesiyle bulunduğundan, değerleme –yani fiyat/kazanç oranı- sermaye maliyetinin tersine eşittir (1/sermaye maliyeti = firma değeri). Böylece, spekülatif büyüme patikasının dengesi bir aşırı değerleme dengesi anlamı da taşımaktadır çünkü dengede değeri sadece sermaye maliyeti belirliyor. Durağan durumda kazançtan bağımsız olarak belirlenmeye başlayan değerler sermaye maliyeti düşük olduğu için zorunlu olarak yüksek çıkacaktır.
Spekülasyonlar irrasyonel aşırılık örnekleri de olabilir. Spekülatif büyüme fonları kısa vadede büyümeyi besleyen sektörlere kaydıracak şekilde sermaye kazançlarını geçerli kılan uzun dönemli bir kaynak yaratma mekanizmasıyla desteklenmemişse irrasyonel aşırılıklar –kötü anlamda “köpükler”- oluşur. 1980’lerde yatırım ve spekülasyonun yanlış sektöre yöneldiği Japonya bunun en tipik bir örneğidir. 1990’larda Amerika’nın yaşadığı süreçte tahminen her ikisinin de etkisi vardı: teknoloji sektörüne yönelmiş rasyonel –ama spekülatif- büyüme unsurları, sağlam mali politikalar, yabancıların güveni, ve bir parçada irrasyonel davranma güdüsü.. Bu açıdan bakılırsa, Amerika’daki finans piyasalarının 1990’lardaki yükselişinin tümüyle “köpükten” ibaret olduğu kesin değildir. “Köpük” varolmuş olsa bile olsa bile durumun tersine dönmesi zorunlu olmayabilirdi.
Kısaca:
(1) 2007 başında AB, Japonya ve Çin için olumsuz sonuçları olacak bir dolar depresiasyonu yine gündemde duruyordu. Ve gerçekleşme de bu yönde oldu. Bu depresiasyon hala sürmekte ve değerleme etkileriyle düzeltilmesi gerekecek olan ABD’nin net dış yükümlülüklerini hatırı sayılır boyutta azaltacaktır.
(2) ABD’de büyüme sürecekse küçülen cari açığa paralel olarak bütçe açıkları da azaltılmak zorundaydı, fakat yavaşlamanın kaçınılmaz olduğu da görülüyordu. Görülemeyen şey mortgage kredileri üzerine bina edilen menkul kıymetlerin hacmi ve riskiydi. Ama, mortgage krizinden bağımsız olarak da ABD’de büyüme yavaşlıyordu. Kriz büyümeyi 1-1.5 puan kadar aşağı çekmiş olabilir.
(3) “Rasyonel” ve refahı artırıcı, etkin “köpükler” bile (efficient and rational bubbles) sönebilir. Belki bankacılık sektörü verilerinde hala izlerini arayıp, pek de bulamadığımız yavaşlamanın gecikmesi gelecekte sönen bir köpük olarak görülecektir. Şu an durum ortada görünüyor. Pekçok şey petrol, emtia ve gıda fiyatlarının bundan sonraki seyrine bağlı.
Gündüz FINDIKÇIOĞLU
TSKB - Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.
Müdür - Araştırma ve Yatırımcı İlişkileri
“Piyasalar” Bakışların Biçimini Alıyor
21 Temmuz 2008 Pazartesi Saat: 10:13
Hangisi gerçekten bir kabusa dönüşecek? “Freddie” mi “Fannie” mi derken her ne kadar “bu sadece sekizbin 500 bankadan biri” dense de ABD’deki yedinci büyük mortgage sağlayıcısı “IndyMac Bank” hükümetin yönetimine geçti. Bunun ardından bazı bankaların önünde müşterilerin nakit çekme kuyruğuna girdiği görüldü. Ardından ABD’nin TMSF’si FDIC Başkanı “FDIC'in 75 yıllık tarihinde hiçbir mevduat sahibi mevduatlarındaki tek bir peniyi kaybetmedi” açıklaması geldi. Haftanın devamında ardı ardına açıklanan ABD 2.çeyrek kar/zarar rakamlarında Merrill Lynch zararı üzerken Citigroup’un beklenenden az zarar etmesi olumlu karşılandı.Ve böylece negatiflikten bunalmış piyasa oyuncuları dertleri biraz olsun rafa kaldırdı. Yurt içinde ise Hazine piyasada oluşan faizi ödeyerek ihtiyacı kadar borçlandı, hafta sonunda YTL değerlenerek 1,1900 seviyesine kadar geriledi. Hisse senedi pozisyonu olanların da keyfi oldukça yerindeydi.
Tahvil Piyasaları
Bu ayın önemli bono/tahvil ihaleleri sırası piyasanın özelinde “uzun vadeli kuponlu kağıtları alıp kısaları satma“ gibi spekülatif kar elde etme durumu söz konusuydu. Genelinde ise “faizi mümkün olduğu kadar yukarıda tutma“ psikolojisi organize olmayan biçimde hakimdi. Yurt dışındaki kara bulutlu hava da bulunmaz bir fırsattı. Yani dokuz kusurlu hareketin çok uzağında ama gayette piyasa oyuncularının istediği bir ortamdı.Hal böyleyken ihale ertesinde kara bulutların görece azalması ile “kâr ihtiyacı“ olan banka/finans kurumlarının YTL’ye daha da güvenmesi beraberinde gösterge tahvil faizi %21,75 bileşiklerden %20,40 bileşiklere kadar geriledi.
Gelişmekte Olan Piyasa Performansı Devamına Dikkat!
Pek tabi bu durum ABD’deki önemli sorunların göz ardı edildiği anlamına gelmiyor. Orada zaman zaman olumsuz haberler duymaya devam edeceğiz. Ancak bizim pencereden bakıldığında başından bir sürü tecrübe geçmiş bir nevi krizlerle büyümüş Gelişmekte Olan Ülke’lerin şimdiye kadar gösterdiği performansa dikkat etmek gerekiyor. Yani ABD, Almanya gibi ülkelerin ekonomileri ile Türkiye, Macaristan, Güney Afrika gibi ülkelerin“bu defa“ tersine yani bize yarayan şekilde ayrışma içinde olduğu oyuncular tarafından görülebilmeli. Bu durumun nedenleri listesine kriz tecrübesinin yanında güzel kar potansiyeli, yüksek faiz, körfez ülkeleri ve petrodolar ilgisini pek tabi eklemek gerekiyor.
Gecelik Faiz ile Gösterge Faiz Aralığı Kapanıyor.
Merkez Bankası’nın beklediğimiz “%0,50 faiz artırımı“ kararının gelmesiyle gecelik faiz %16,75 basit yani %18,23 bileşiğe yükseldi. Yani iki faiz(gecelik ve gösterge tahvil) bileşikleri arasında %4-%5’e varan fark bir anda %2,25’e kadar geriledi.
Her Sabah Ülke Batıyor Sanmak!
Sabahları henüz uyanmışken televizyon ya da radyoda duyduklarım ofise gittiğimde “dağılmış” bir piyasa ile karşılacağım endişesi yaratıyor. Ancak ofiste başka bir dünyanın ekranı ve verileri ile karşılaşıyorum. Bunların hangisinin sanal hangisinin gerçek olduğunu söylemek gerçekten mümkün değil. O halde sanırım başlıktaki cümlenin türediği orjinal söz gibi:“boşluk bakanın(bakışımın) biçimini alıyor”
Cengiz KILIÇ
Raymond James Dış Piyasalar Notu
21 Temmuz 2008 Pazartesi Saat: 09:00
Mali piyasalarda Cuma günü Amerikan borsalarında açılışların işaret ettiği iyimser hava korunamadı. Google ve Microsoft’un beklentilerden kötü kar açıklaması Nasdaq’ı %1 düşürürken Citigroup’un beklentilerden biraz iyi bir zarar açıklaması da DJ’un günü %0.4 artışla kapatmasını sağladı. Vadeli işlemlerde bu sabah Amerikan borsalarının Nasdaq dışında %0.1 civarında yukarıda olduğunu görüyoruz. Nasdaq future’ları ise ekside.
Global piyasaların kredi mağduru piyasalarının başında gelen Avrupa piyasalarında Cuma günü Citigroup zararının beklentilerden az çıkmasının etkisi hissedildi. Hisseler ortalama %1.4 oranında yükseliş kaydetti. Banka hisseleri yükselişte başı çekerken