ANASAYFASEANS ICINDEN-Yasar ErdincYORUM-ANALIZÖĞRENCİLERİM İÇİN ÖZELKİTAPLARTEMEL ANALIZ EGITIMITEKNIK ANALIZ EGTTRADING EGITIMIİLETİŞİM
 

 

19 Temmuz 2010      Erdinç Bakışı

Tatil sonrası merhaba..

Yasar ERDİNÇ

17 Mayıs 2010        DERİN Bakış

YENİ!!!  İşletmelerde Nakit Akımın Önemi

    Nurgül CHAMBERS

26 Ocak 2010       Referans

Erhan Aslanoğlu

FED Faiz Artırımlarına Başlamalı

Erhan Aslanoğlu

RADİKAL KİTAP'TAN ESİN ÇETİNEL'İN DEĞERLENDİRMESİ
15 Ağustos 2007
Finansal terörizm, krizler ve ABD

 

Yaşar Erdinç'in 'Para Harekâtı' kitabı, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri bir aşk öyküsü çevresinde okumak isteyenler için

ESİN ÇETİNEL

Mali piyasaları takip edenlerin basından tanıdığı Yaşar Erdinç'in Para Harekâtı daha ilk sayfasından itibaren beni şaşkınlığa sürükledi. Erdinç, klasik ekonomi kitaplarının o kasvetli havasını yok etmek için kitabına bir öyküyle başlamıştı. Hem de ne öykü. O, gazete manşetlerine kadar taşınan 2001 krizinin dramatik öykülerinden biri. Türkiye Cumhuriyeti'nin yaklaşık seksen yıllık tarihinin en büyük mali krizinin yaşandığı dönemde gün geçmiyordu ki bir intihar, bir iflas, bir tutuklama haberi çıkmasın. İşte Erdinç o dönemi dramatik bir öyküyle kitabının girişine taşımış.
Ünlü bir işadamının 2001 krizinde batışı ve ardından geçirdiği kalp krizi ile yaşamanın son bulması... Yani Türk filmi kıvamında bir giriş. Bu, kitaptaki ilk şaşkınlığım oldu ancak son değil. İlerleyen sayfalarda başrolü ölen işadamının kızı aldı. Babasını 2001 krizinden kaybeden Hülya doktora tezi konusunu 'Babasını ölüme sürekleyen süreci anlamak için' tabii ki krizler olarak seçti. Tez çalışmasının başında karşılaştığı 'finansal terörizm' kelimesi ise kitabın ana temasını oluşturdu. Hem okuyup hem çalışan Hülya tezini güçlendirebilmek için çok zor şartlarda yaşamasına rağmen 750 milyon verip hafta sonu düzenlenen iki günlük bir eğitim programına kaydoldu. Bu seminer sayesinde Hülya hem doktora tezinin ana hatlarını oluşturdu, hem de semineri veren 'yakışıklı hocası Serhat Cengiz ile yaşadığı duygusal ilişkisi kısa sürede evlilikle sonuçlandı.
İşte ekonomiye girişte bu uzun girizgâhtan sonra başladı. Serhat ve Hülya'nın duygusal ilişkisinin serpiştirildiği iki günlük seminer boyunca ekonominin dinamikleri de işlendi.
Ekonomiyi bir insan vücuduna benzeten Serhat hoca ekonomideki dengeleri anlatırken de üzerinde kristal top duran masa örneğini veriyor. Seminer boyunca üzerinde kristal top olan ve kırıldığında ne olduğunu 2001 krizinde acı bir biçimde öğrendiğimiz masanın ayakları olan kamu kesimi (bütçe dengesi), reel kesim (arz-talep ve enflasyon), dış ödemeler dengesi (cari açık) ve malum finansal piyasalar (faiz ve döviz) arasındaki ilişki irdelendi. Kitabının önsözünde ekonomi tahsili almamış sıradan okuyucuya ulaşmayı hedeflediğinin altını çizen Yaşar Erdinç duygusallık dozunu hiç düşürmemeye çalışarak ekonomiye ilişkin eğitimi ve mesleği ekonomi ağırlıklı olmayan başka deyişle sokaktaki insanların sorduğu soruları bu seminerde katılımcılara sordurduğu sorularla yanıtlayarak kitabını örmüş. Bu arada basında kriz döneminde çıkmış gazete köşe yazıları da kitaba eklenerek kuvvetlendirilmiş.

Latin Amerika krizleri
Tabii iki günlük ekonominin dinamiklerini basit bir dille anlatan seminer bitiyor ve ardından Hülya'nın krizler tezi başlıyor. Bu bölümde ise Hülya her birinde ABD'nin de desteklediği rejim değişikliklerine kadar giden Arjantin, Şili, Peru ve Meksika krizlerini inceliyor. Yazar bu bölümlerde Türkiye'nin adını zikretmeden göndermeler yapmaktan da geri kalmıyor. Kitabın açıkçası benim için en ilgi çeken bölümü ihtilallerle sonuçlanan bu ekonomik krizlerde sözkonusu ülkelerin ekonomilerindeki hızlı iyileşme ve ardından dış etkenlerin de etkisiyle (hangi ülke olduğunu yazmama gerek yok herhalde) hızlı çöküş süreçleri ekonomi penceresinden inceleniyor. Bu arada ülkemizde de ciddi yatırımları bulunan George Soros gibi namı diğer para sihirbazının bu ülkelerdeki faaliyetleri de genişçe yer alıyor.
Sonuçta bu bölümde tüm Türk okuyucuları açısından çıkartılacak çok sayıda sonuçta var.
Gelelim bu kitapta beni yine çok şaşırtan bölüme. Bu bölümde Cengiz ve Hülya çifti bir hafta sonu Antalya'da Başbakan Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Devlet Bakanı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e belli başlı ülkelerin krizlerine ilişkin sunum yapıyor. Yine Latin amerika ülkelerindeki krizlere ilişkin detaylı sunumlarda Başbakan ve katılan diğer bakanların soruları ve bunların yanıtları oldukça ilginç... Tabii bir gazeteci ve okur olarak bu bölümdeki en merak ettiğim konu ise 'bu sunum gerçek mi', 'başbakan ve bakanların soruları ve hatta kendi aralarındaki tartışmaları doğru mu'...
Evet bir ekonomi kitabında görmeye alışmadığımız çok sayıda unsuru barındıran Para Harekâtı bir aşk öyküsü çevresinde ekonominin dinamikleri, Türkiye ekonomisi, dünyadaki ekonomik ve politik krizleri, çok sayıda köşe yazısı, kitap ve internet sitesi önerileriyle okura bir yol haritası çizmiş.

 

Kitabımı bütün  DNR, REMZİ KİTABEVİ, İNKILAP KİTABEVİ ve diğer büyük kitabevlerinde bulabilirsiniz. Ya da aşağıdaki internet adreslerinden sipariş verebilirsiniz.

http://www.ideefixe.com/

http://www.kitapyurdu.com/

http://www.scala.com.tr/

29 Temmuz2010  VOB vePiyasalar

 ŞOK, ŞOK, ŞOK...! TCMB’DAN DÖVİZE MÜDAHALE...

Nuri SEVGEN

30 Temmuz 2010                   Lakırdı

FAKİRLİĞİ BİLE PAYLAŞAMIYORUZ

Çetin ÜNSALAN

23 Temmuz 2010  Analitik Bakış   

75,000 artık yeni destek, kırılırsa dikkat!

Üzeyir Doğan

26 Kasım 2009          Püf Noktası

 Komşularla Sıfır, Ülkemizde Maksimum Problem Politikaları

Hamit Bozkurt

30 Temmuz 2010      Teknik Bakış

IMKB100,VOB,YURTDISI ENDEKSLERI,FOREX VE EMTIALAR

Burak GERÇEK 

30 Temmuz 2010-1                FOREX

ABD Büyümesi Bugün

Fatih YEĞENOĞLU

16 Temmuz 2010       Duru Bakış

Para Politkası Cephesinde Yeni Bir Şey Yok 

Levent Durusoy

21 Haziran 2010      Aylık Gözlem

EURO'NUN TAHTI SALLANIYOR MU?

İsmet Demirkol

 

 

Merkez'in yol haritası

30 Temmuz 2010 Cuma Saat:12:00

Merkez Bankası son Enflasyon Raporu'nda para politikası çıkış stratejisi uygulamasını bu yıl sonuna kadar tamamlayacağını belirtmişti. Bu doğrultuda, dün bankaların zorunlu karşılık oranını döviz yükümlülüklerinde yüzde 9,5'ten yüzde 10,0'a çekti. Daha önce de nisan sonunda 0.5 puanlık artış yapılmıştı. Merkez Bankası bu değişiklikle bankacılık sistemindeki döviz likiditesinin yaklaşık 0.7 milyar dolar azalacağını bildirmiştir ki, aslında sistemde döviz likiditesinin çok da rahat olduğu söylenemez. Hatta Başkan bu durumu bir konuşmasında da belirtmişti. Zaten DTH faiz oranlarındaki yükseklik de bunu göstermektedir.

Karşılık oranı artabilir
Kriz döneminde döviz piyasasına yönelik alınan tedbirler kapsamında Aralık 2008'de zorunlu karşılık oranı yüzde 11,0'den yüzde 9,0'a çekilmişti. Bu da önümüzdeki dönemde bu oranın 1 puan daha artırılabileceğini gösteriyor.
Merkez Bankası'nın bu ve buna benzer adımları hangi sırayla atabileceği konusunda önemli ipuçları ise hafta başında yayımlanan Enflasyon Raporu'nda yer alıyordu. Sizin için bunları senaryolaştırarak aşağıda özetledim. Bir kenarda dursun.
Politika faizini etkileyebilecek, baz senaryo dahil, dört senaryodan bahsedilmektedir. Bunların en çarpıcısı ise uzun bir aradan sonra yine faiz indiriminden bahseden durgunluk senaryosu olmuştur. Bunlar;
1. Baz: İktisadi faaliyetin toparlanma hızında belirgin bir değişiklik öngörülmeyen ve faiz artırımlarının 2011 yılı içinde gerçekleştiği senaryo.
2. Yurtiçinde Geciken Toparlanma: Küresel ekonominin öngörülenden daha uzun süreli bir yavaş büyüme dönemine girmesi ve bu durumun yurtiçi iktisadi faaliyetteki toparlanmayı belirgin olarak geciktirmesi halinde baz senaryoda öngörülen parasal sıkılaştırma 2011 yılının sonlarına ertelenebilecektir.
3. Yurtiçinde Durgunluk: Küresel ekonomideki sorunların daha da derinleşmesi ve yurtiçi iktisadi faaliyetin durgunluk sürecine girmesi halinde ise politika faizlerinde yeni bir indirim süreci söz konusu olabilecektir.
4. Küresel Hızlı Toparlanma: Küresel iktisadi faaliyette beklenenden daha hızlı bir toparlanma olması durumunda parasal sıkılaştırma 2011 yılının daha erken bir döneminde gündeme gelebilecektir.

Rapordaki iki senaryo
Raporda nisan ayında uygulanma kararı alınan Para Politikası Çıkış Stratejisi'ne ilişkin de iki senaryo bulunuyordu.
1. Baz: Yılın kalan döneminde çıkış stratejisinde öngörülen tedbirlerin büyük ölçüde tamamlandığı senaryo. Bu kapsamda atılacak adımlardan geriye teknik faiz indirimi ve döviz ile TL cinsi zorunlu karşılıkların artırılması kalmıştı.
2. Erken Çıkış: Büyümenin kompozisyonunda güçlü iç talep-zayıf dış talep bileşiminin sürmesi ve bu durumun hızlı kredi genişlemesi ve cari dengedeki bozulma ile bir arada ortaya çıkarak finansal istikrara ilişkin kaygıları gündeme getirmesi halinde çıkış stratejisi kapsamındaki düzenlemeleri öne çekebilecektir.
Bu bağlamda, eğer her şey Merkez Bankası'nın baz senaryosundaki temel varsayımları doğrultusunda giderse banka tarafından atılacak adımların sırası şu şekilde olabilir. Öncelikle birkaç ay içinde teknik faiz indirim sürecinin tamamlanması yani gecelik faizlerin de artık 1 haftalık repo faizine yakın oluşması, sonrasında kriz sırasında 1 puan indirilen TL munzam karşılıkların en azından eski seviyesine getirilmesi, son olarak da faiz artırımlarının tamamen bundan sonra gelecek veri açıklamalarına bağlı olarak ikinci veya üçüncü çeyrekte başlatılması. (Ben kendi senaryomda ikinci yarının başına koydum)
Bu yol planını ekonomik görünüm dışında etkileyebilecek faktörler ise şu şekilde sıralanabilir: 1) Mali kuralın 2011 yılında uygulanmak üzere bu yılın sonuna kadar yasalaşmaması. 2) Eylül ayındaki referandum sonucuna bağlı olarak siyaset sahnesinde olası değişiklikler ve bunların genel seçim üzerindeki etkileri. 3) Görev süresi Nisan 2011'de bitecek olan TCMB Başkanlığı'na yapılacak atama.

www.referansgazetesi.com

Nomura'nın zorunlu karşılık değerlendirmesi

30 Temmuz 2010 Cuma Saat:11:00

Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık oranını yabancı parada yüzde 10'a çıkarmasıyla ilgili bir değerlendirmede uluslararası yatırım kuruluşu Nomura'dan geldi.

Yatırım kuruluşu Nomura, Merkez Bankası'nın yabancı para cinsinden zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan artırmasını kademeli çıkış stratejisinin devam etmesi olarak yorumladı.

Kuruluşun değerlendimesinde, "Bazıları TCMB'nin TL'deki artışı durdurmak istediğini söyleyebilirler ancak bunun için döviz alımlarının büyüklüğünü artırmak gibi daha iyi bir yol vardı. Biz kademeli çıkış stratejisinin devam ettiği düşüncesindeyiz" denildi.

www.ekoklinik.com

Kınıyoruz! Lütfen unutmayın: Borsa oyun değil, yatırımdır


30 Temmuz 2010 Cuma Saat:11:00

" Borsa bir oyun değil, yatırımdır. Kolay yoldan kısa sürede çok para sahibi olmak değil, şirketlerin beklenen performanslarına göre yatırım yapmak önemlidir. Ve borsada taş olması gereken kalbiniz değil, sabrınızdır! "

Dün İstanbul'da akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. Borsanın yeni tarihi zirvesini gördüğü bir günde, Vedat Gemalmez adlı bir şahıs, borsada yüklü miktarda para kaybetmesi nedeniyle çılgına döndü. Emekli polis memuru olan Vedat Gemalmaz, borsadaki işlemlerini yürütmek amacıyla hesap açtığı Tacirler Menkul Değerler'in Bakırköy İstanbul caddesi üzerindeki şubesini bastı.
İş yerini kurşun yağmuruna tutan Gemalmaz iki çalışanı öldürdü. İşlem yaptığı borsada yüklü miktarda para kaybına uğrayan Gemalmaz dün saat 16.00 sıralarında kurumun Bakırköy Şubesi`ne geldi. İstanbul Caddesi`ndeki şubede, çalışanlarla tartışmaya başlayan Gemalmaz, belindeki silahı çıkararak işyerini kurşun yağmuruna tuttu. Kurşunlardan ikisi 49 yaşındaki Şube Müdürü Erol Postacı`ya 3`ü de 30 yaşındaki yardımcısı Sebire Yaman`a isabet etti. Göğsünden vurulan Sebire Yaman olay yerinde hayatını kaybederken, Erol Postacı ise ağır yaralı halde Acıbadem Hastanesi`ne kaldırıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen Postacı kurtarılamadı.
Borsayı oyun olarak görmenin bir sonucu olarak meydana felen bu olayda, hiç bir suçu bulunmayan iki çalışan öldüren kişinin yakalanması için polis çalışmaları başlattı. Bugün Borsa Uzmanları Derneği de yayınladığı bir bildiriyle olayı kınadı.
Borsa Uzmanları Derneği tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
"27 Temmuz 2010 tarihinde Tacirler Menkul Değerler'in Bakırköy Şubesi'ne düzenlenen saldırı sonucunda, işleri başındaki 2 çalışan hayatını kaybetti. Para kaybetme bahanesiyle, insan hayatına kastederek yapılan bu saldırı, sebebi ne olursa olsun kabul edilemez. Yaşanan bu vahim olay sonucunda, Kamuoyunu bilgilendirme adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
- Aracı Kurumlarda hizmet veren sektör çalışanlarının görev tanımı SPK tarafından açık bir biçimde belirlenmiştir. Çalışanlar, yatırımcılara lisansları ölçüsünde fikir verebilirler, yatırım kararları kesinlikle yatırımcılara aittir. Bu kuralların dışına çıktığı düşünülen çalışanlar, bağlı oldukları Aracı Kuruma, İMKB'ye ya da SPK'ya bildirildiklerinde haklarında inceleme başlatılır ve yapılan inceleme sonucunda gerek görülürse lisans iptaline kadar gidebilecek
prosedür uygulanır. Yapılan işlemler sonucunda müşteri mağduriyeti oluşmuş ise bu tutar Aracı Kurum tarafından karşılanır.
- Profesyonellerin hizmet verdiği, görev tanımı bu kadar net yapılmış olan sektörde, bana zarar ettirdiniz bahanesiyle yapılan bu hain saldırıyı şiddetle kınıyor, olayda hayatini kaybeden arkadaşlarımızın ailesine ve tüm borsa camiasina başsağlığı diliyoruz."
Biz de Ekoklinik.com ailesi olarak olayda hayatını kaybeden iki çalışana Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına da başsağlığı diliyoruz. Her zaman söylediğimiz aynı cümleyi tekrarlamak istiyoruz:

" Borsa bir oyun değil, yatırımdır. Kolay yoldan kısa sürede çok para sahibi olmak değil, şirketlerin beklenen performanslarına göre yatırım yapmak önemlidir. Ve borsada taş olması gereken kalbiniz değil, sabrınızdır! "

www.ekoklinik.com

Asıl tehlike çift dip mi, ucuz para mı

30 Temmuz 2010 Cuma Saat:10:00

Uluslararası yatırım kuruluşu Morgan Stanley, gevşek para politikaları ve bunun neden olabileceği enflasyonist etkilerinin tehlikelerine dikkat çekti.

Morgan Stanley'in ekonomi birimi başkan yardımcısı Joachim Fels, küresel ekonomide çift dip endişelerinin azalmakta olduğunu, ancak yatırımcıların FED'in aşırı gevşek para politikasından endişe etmelerinin gerektiğini söyledi.

Fels, katıldığı bir TV programında yaptığı açıklamada, "Küresel ekonominin momentumu var. Son 12 ayda küresel büyüme yüzde 5 düzeyinde iken reel faizler ise negatif alanda kaldı" dedi.

Çift dip endişelerinin aşırı olduğunu ve risklerin artık yukarı yönlü olduğunu iddia eden yönetici, "FED'in aşırı gevşek para politikasını uzun zaman içinde değil kısa zaman içinde sonlandırması gerektiğini düşünüyorum" yorumu yaptı.

Ekonomist, enflasyonun arttığını söyledi. "Hindistan'da artan fiyat işaretlerini görüyoruz. Enflasyon artık yüksek bir risk" diye konuştu.

www.ekoklinik.com


"Ekonomik canlanma güç kaybediyor"

29 Temmuz 2010 Perşembe Saat:12:00

ABD'de FED tarafından açıklanan Beige Book (Bej Kitap) verileri ekonomik aktivitenin Haziran ayında ve Temmuz'un ilk yarısında yalnızca küçük bir miktar artış gösterdiğini ortaya koydu.

Ülkedeki 12 bölgenin ekonomik verilerini derleyen Bej Kitap'a göre bölgelerin önemli bir bölümünde ekonomik koşullar gelişme göstermeye devam ederken bu gelişmeler küçük düzeylerde kaldı. Veriler canlanmanın güç kaybetmeye başlamış olabileceğinin yeni bir işareti olarak okunuyor.

FED açıklamasına göre Cleveland ve Kansas City'de ekonomik aktivite önceki rapora oranla yatay kalırken Chicago ve Atlanta'da ise ekonomik aktivite yavaşladı.

BEJ Kitap, 19 Temmuz ya da daha öncesinde alınan verileri içeriyor. Raporda, "İmalat aktivitesi birçok bölgede gelişme göstermeye devam etti. Bununla birlikte bazı bölgeler aktivitenin yavaşladığını ya da detay kaldığını rapor ettiler" denildi.

Değerlendirmede öte yandan Nisan ayında vergi indirimlerinin süresinin dolmasının ardından konut sektöründe zayıflık görüldüğü vurgulandı. Boston, Philadelphia, Atlanta ve Kansas City'de konut aktivitesinin gelecek dönemde de yavaş kalabileceği kaydedildi. İstihdam koşullarının ise birçok bölgede yalnızca ılımlı gelişme gösterdiği aktarıl dı.

www.ekoklinik.com

BORSA YATIRIMCISI RİSKLERİ GÖRMEK İSTEMİYOR

29 Temmuz 2010 Perşembe Saat:11:00

Afa Boran, "Yatırımcı politik kargaşaya şimdilik bakmıyor. Belki kötü sonuçları olacak ama ekonomi şu anda kendi kendine, ekonomik pilotta gidiyor" dedi

Küresel krizden çıkış sürecinde güçlü bankacılık sistemi sayesinde benzerlerine ve gelişmiş ülkelere oranla çok daha hızlı toparlanan Türkiye piyasaları, referandum ile ardından girilecek genel seçim sürecinin ve her geçen gün artan terör olaylarının neden olduğu politik risklere rağmen kavurucu yaz sıcaklarını rekor üzerine rekor kırarak geçiriyor. Türk-Kürt çatışmasının körüklendiği bu günlerde "politik riske" değil, "kâra" bakmayı tercih eden yabancı yatırımcılar sayesinde yılbaşından bu yana yüzde 14,3 prim yaparak pozitif yönde ayrışan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) dün de 60.404 seviyesinde tüm zamanların en yüksek seviyesinden kapandı. Hisse senetlerinin yüzde 0,12 değer kazandığı ve toplam işlem hacminin 2.02 milyar lira olduğu İMKB'de piyasa ağırlığı yüksek bankacılık hisseleri liderliği elden bırakmazken, 1.30'un üzerine yükselen paritenin de etkisiyle dolar 1.51 liradan işlem gördü. Faizlerin bir sürede daha bu seviyelerde kalacağını dikkate alan ve bunun da bankaların kârlılık artış hızını keseceğini düşünen uzmanlar, İMKB'de özellikle yaz sonu ile birlikte resmin çok net olmadığı belirtiliyor.

Mali kural ana çıpa
Global piyasalarda, başta Euro bölgesi olmak üzere belirsizliğin arttığını kaydeden uzmanlar, Türkiye'yi yangın yerine çeviren çatışmalar ve politik arenada sertleşen ses tonları, referandum ve genel seçim riskine rağmen yatırımcıların ekonomiye baktığını kaydetti. AK Parti Hükümeti'nin son birkaç yıldır ekonomiyi otomatik pilota bağlamasına ve daha rekabetçi hale getirecek adımlar atmamasına rağmen, Türkiye piyasalarını diğerlerinden ayrıştıran nedenlerin başında güçlü bankacılık sektörü ve denetleme sistemi olduğunu belirten uzmanlar, yatırımcıların politik riske "şimdilik" bakmadığı uyarısında bulundu. Mali Kural'ın yasalaşmasının ertelenmesinin not artışların da erteleme getirebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, "Büyümeye ilişin verilerde yavaşlama, Avrupa'daki finans sektörü sorunlarının tekrar büyüyerek global ekonomiyi tehdit eder hale gelmesi. ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri beklenenden erken artırması ve siyasi istikrarda zayıflama" yı ise olası riskler arasında yayıyorlar.
Mali Kural'ın meclis tatili sonrasına ertelenmesine rağmen, 2011'de uygulamaya geçeceği beklentisi, Türkiye piyasaları için önemli bir çıpa özelliği taşıyor. Zira belli başlı uluslararası rating kuruluşları Türkiye'nin notunu artırmak için mali kuralın yasalaşmasını ve uygulamaya konmasını bekliyor.

Ekonomi otomatik pilotta
Yatırımcıların politik risklere bakmadığını belirten Amwal Fonu Yönetici Direktörü Afa Boran, "Yatırımcı politik kargaşaya şimdilik bakmıyor. Belki kötü sonuçları olacak ama ekonomi şu anda kendi kendine, ekonomik pilotta gidiyor. Çünkü hükümetin Türkiye ekonomisini daha rekabetçi yapmak için özel bir çabası, eforu yok. Ama 2001 Krizi'nden yeni çıktığımız ve dünyanın yeni yeni kurduğu denetim mekanizmalarını zamanında kurduğumuz için bankacılık sektörü krize sağlam girdi ve daha kolay toparlanıyoruz" dedi. Bazı ülkelerde bankacılık sektöründe ciddi problemler olduğunu belirten Boran, "Mudiler hala parasını bankacılık sistemine yatırma konusunda güvensizliğini koruyor. Ayrıca emlak fiyatlarında da düşüş devam ediyor. Ama bizde böyle bir sorun yok. Ne bankacılık sektörüne karşı bir güven bunalımı, ne de emlak sektöründe büyük sıkıntı yaşanıyor" dedi.

Politika denkleme girebilir
Yatırımcıların politik risklere yaz sonu itibariyle odaklanacağını belirten Boran, "Türkiye şu ana kadar işyi gitti ama bundan sonrası için ne kadar enerjisi olduğunu belkeyip göreceğiz" dedi. Avrupa'da sorunların artması durumunda bizim bundan ABD'ye oranla daha fazla etkileneceğimize dikkat çeken Boran, şu değerlendirmelerde bulundu: "Faizler düştüğü kadar düştü. Bundan sonra düşmüyor. Bu da banka kârları üzerinde ve ilave tüketici talep üzerinde etkili. Bundan sonra heyecanlı olmak için sebep bulmak zor. İMKB'de bankaların endeks üzerindeki ağırlığı yüzde 50. Bankaların marjları faizleri düşerken arttı. Faiz düşüşü de durdu. Kredi talebi de artacağı kadar arttı: Dolayısıyla bankalarda aynı hızda kârlılık artışı beklenmiyor. Bankacılık dışındaki sektörler de son bir yıldır saten iyi gitmiyordu; otomotiv sektörü dışarıya bağlı, emlak ve çimentonun durumu da belli. Dolayısıyla borsada bu hareketi sürdürecek bir neden göremiyorum."
Bundan sonra Türkiye'ye yeni para girişleri gerektiğini belirten Boran, "Ya ihracat artacak, ya ilave sermaye çekecek, ya da insanlar daha fazla harcayacak. Bunlar olmazsa şu ana kadarki gidişatı devam ettirmek mümkün değil. Politika şu ana kadar çok etkilemedi. Herkes onu gözardı ediyor. Ama her an denkleme katılabilir bu da" diye konuştu.


Beklentiler
* Kredi notu artırımları da 2011'e ertelenebilir.
* Enflasyon görünümündeki iyileşmeye bağlı olarak faiz artırım beklentileri ötelendi.
* Şirket sahiplerinden hisse satışının ve halka arzlar devam edebilir.
* Yılın ikinci yarısında Türk Telekom, Petkim ve Halkbank'ın kamu payı satışları gündeme gelebilir.
* Bankacılık sektörünün İMKB'ye desteği sürer.

Riskler
* Büyümeye ilişin verilerde yavaşlama, hem yurtiçinde, hem yurtdışında teşviklerin sona ermesi ile tüketimin yeniden azalması.
* Avrupa'daki finans sektörü sorunlarının tekrar büyüyerek global ekonomiyi tehdit eder hale gelmesi.
* FED'in faizleri beklenenden erken artırması ve carry trade'in terse dönmesi.
* Yaklaşan genel seçimler nedeniyle siyasi istikrarda zayıflama.
* Dış finansmanda global koşullar bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir zayıflık.

ELİF BATU YENİR-REFERANS

AVRUPA, BÜTÇE AÇIKLARININ AZALTILMASI KONUSUNDA YANLIŞ YOLU SEÇTİ- GARTMAN

28 Temmuz 2010 Çarşamba Saat:16:00

 Gartman Letter'ın editörü Dennis Gartman, Avrupa'nın bütçe açıklarının azaltılması için yanlış yolu seçtiğini, ABD'nin bu yolu izlemesinin tahmin edildiğini söyledi.

Gartman, "Ben tüm Avrupa ülkelerinin vergi artırıp harcama kısmak gibi en kötü yolu seçmiş olmalarından hayal kırıklığı yaşadım. Tüm teşvikleri geri çekmek talihsiz bir adım oldu" açıklamasında bulundu. Tarihin vergi artırımlarının daima daha az gelire yol açtığını gösterdiğini ifade eden ekonomist, "ABD'de muhtemelen aynı yol izlenecek, çünkü bu yol politik açıdan doğru, Bush döneminde getirilen vergi indirimleri sanırım ekonomiye destek olabilirdi ama olamayacaklar" şeklinde konuştu.

Daha fazla seçenek için, 
groups.google.com/group/PARATREND adresinde bu grubu ziyaret edebilirsiniz.

Yabancı kurumların enflasyon değerlendirmeleri

28 Temmuz 2010 Çarşamba Saat:12:00

JP Morgan: TCMB 2Y11'e kadar beklemede kalacak


JP Morgan TCMB'nin enflasyon raporuna yönelik değerlendirmelerini içeren raporunu yayınladı...

Detaylar:

TCMB'nin çeyrek döneme ait enflasyon raporu beklentilerimizle paralel ve banka dezenflasyon sürecine olan güveninini sürdürürken önümüzdeki aylarda faizleri değiştirmeyecek.

TCMB'nin faizleri bu yıl değiştirmeme ve 2011 sonlarına doğru sınırlı parasal sıkılaştırma yapma senaryosu altında TCMB 2010 sonunda enflasyonun %7.5'e (önceki %8.4) ve 2011 sonunda %5.3'e (önceki %5.4) gerileyeceğini tahmin ediyor. Bankanın 2012 sonu için enflasyon
tahmini %5.0.

Dolayısıyla TCMB politika normalizasyonuna geri gitme niyetini resmi olarak ortaya koydu. Nisan ayında yayınlanan önceki enflasyon raporunda TCMB 4Ç10'da bir kademeli politika sıkılaştırması sinyalleri vermişti.

Bu değişim bizim senaryomuzla aynı. TCMB'nin 2Y11'e kadar beklemede kalacağını ve 2011'in ikinci yarısında 150 baz puanlık faiz artışı gerçekleştireceğine inanıyoruz. Düzeltme sonrasında bile TCMB'nin 2010 sonu tahmini muhafazakar. Yıl sonunda enflasyonun %6.9'a düşmesini bekliyoruz. Bu yüksek performans bankanın kredibilitesini pekiştirecektir. Öte yandan, 2011-sonu enflasyonu için daha az iyimser olduğumuzu belirtelim. Seçim öncesi dönemde bir miktar mali gevşeme riski gördüğümüzden dolayı enflasyonun önümüzdeki yıl yapışkan kalmasını bekliyoruz. 2011-sonu enflasyon tahminimiz %6.2.

Barclays: Enflasyon raporu beklendiği gibi

Barclays, TCMB'nin enflasyon raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu...

Ayrıntılar şöyle:

Beklendiği gibi olası faiz artırımları artık 2011 yılına ertelenmiş durumda. TCMB'nin enflasyon raporu, politika sıkılaşmasının zamanlaması ve uzunluğu konusunda küresel ekonomik aktivitenin önemine vurgu yapıyor. Banka, bu noktada riskleri aşağı yönlü olarak görüyor gibi. Para politikası sıkılaştırılması ile ilgili dört senaryodan bahsediliyor.

1. Referans noktası: ''2011 dönemi''

2. Beklenenden uzun süren güçsüz büyüme süreci: ''2011 yılının sonuna doğru''

3. Küresel ekonomik sorunların yoğunluk kazanması: ''yeni gevşeme döngüsü''

4. Beklenenden erken toparlanma: ''2011 yılı başları''

Genel olarak referans noktasında yılın ilk yarısından ziyade ikinci yarısında faiz artırımları gündeme gelecek gibi görünüyor. Bu noktada seçimler etkili olabilir. İkinci çeyrekte ilk faiz artırımının yapılacağı yönündeki beklentimiz, bu dönemde manşet enflasyonun % 5 seviyesine yaklaşacağı tahminimize dayanıyor.

TCMB'nin 2010 yılı enflasyon tahmininde yaptığı revizyon, beklediğimizden ılımlı olurken, para sıkılaştırılması senaryoları TCMB'nin faiz oranlarını mümkün olduğunca uzun süre daha düşükte tutma isteğinin altını çiziyor

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

BGC Partners: Gösterge faiz yüzde 8'e kadar inebilir


BGC Partners, raporunda TCMB'nin yılın üçüncü enflasyon raporu sonuçlarını değerlendirdi...

Ayrıntılar şöyle:

TCMB 2010 yılı sonunda TÜFE enflasyonunun % 6.5-% 8.5 aralığında (orta nokta % 7.5, önceki orta nokta % 8.4) olmasını öngörüyor. Bankanın önceki 2010 yılı enflasyon raporuna göre, enflasyon beklentisi 0.9 puan aşağı çekildi. Piyasa oyuncuları, bu beklentiyi iki haftayı aşkın süredir fiyatlıyordu ve gösterge faiz de % 8.60 civarından % 8.15'e geriledi. Sonuç olarak gösterge tahvilinin faizinin % 8'e kadar gerileyebileceğini düşünüyoruz, ancak % 8'in altındaki hareketler herhangi faiz indirimi beklentisinin olmadığı bir ortamda kalıcı olamayacaktır.

Daha fazla seçenek için,
groups.google.com/group/PARATREND  adresinde bu grubu ziyaret edebilirsiniz.

Yerli sermayenin göçü hızlandı

28 Temmuz 2010 Çarşamba Saat:11:00

İlk beş ayda, doğrudan yatırım için yurtdışına giden sermaye geçen yıla göre yüzde 14 arttı ve 873 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde doğrudan yatırım için gelen yabancı sermaye ise yüzde 51 azaldı.
Türk firmalarının yurtdışındaki toplam yatırımları son 10 yıl itibariyle 17 milyar doları geçerken, bu yatırımların yarıdan fazlası son 3.5 yıl içinde gerçekleşti. Giriş yapan yatırım sermayesinin sermaye ihracını karşılama oranı bu yılın ilk 5 ayında yüzde 164'e kadar geriledi. Bu oran, 2006 yılında yüzde 1051'di.
Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı'nın verileri kullanılarak yapılan değerlendirmeye göre, 2010 yılının ilk 5 ayında yatırım için Türkiye'ye giren doğrudan yabancı sermaye miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 gerilemeyle 1.4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, yurtdışına göç eden yerli sermaye yüzde 14 artışla 873 milyon dolara ulaştı.

8,5 yılda 12 milyar dolar göç etti
12 milyar dolarlık yerli sermayenin yurtdışına göç ettiği yaklaşık 8.5 yıllık dönemde, sanayi yatırımları çerçevesinde yurtdışına giden sermaye tutarı 6.3 milyar dolar, hizmetler sektörü için giden sermaye tutarı 5.6 milyar doları buldu.
Bu dönemde doğrudan yatırım için giriş yapan uluslararası sermayenin, yurtdışına yatırım için giden yerli sermayeyi karşılama oranı yüzde 164 düzeyinde gerçekleşti. Doğrudan yatırım için sermaye girişinin 17.6 milyar dolar düzeyinde olduğu 2006'da bu oran yüzde 1051'di. Karşılama oranı 2007'de yüzde 841, 2008'de yüzde 565 ve 2009'da yüzde 297 olarak gerçekleşti.

www.referansgazetesi.com

Kriz reformlarında anlaşma yakın

27 Temmuz 2010 Salı Saat:14:00

Uluslararası merkez bankası yöneticileri ve bankacılık regülatör kuruluşlarından oluşan Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), 2007 yılında yaşanan benzer bir krizin engellenmesi için hazırlanan sermaye ve likidite reformlarında genel bir anlaşma sağlandığını bildirdi.

Bununla birlikte İsviçre'de yapılan toplantının ardından gelen açıklamada, bir ülkenin halen bazı reformlar konusunda şüpheler yaşamakta olduğunun altı çizildi. Bu ülkenin pozisyonunu Eylül ayında beklenen nihai görüşmelere kadar sürdüreceği ifade edildi.

BIS'in Bankacılık Denetimleri Basel Komitesi tarafından yapılan açıklama, küresel bankacılık düzenlemelerinin tahmin edildiği kadar sıkı olmayabileceği yönünde yorumlandı.

Kararlar arasında bankaların diğer finansal kuruluşlardaki hisseleri gibi bazı varlıklarının sermaye sayılması ve yüzde 3'lük küresel kaldıraç oranı için yürürlülük tarihinin 2018 olması gibi unsurlar yer aldı.

Uluslararası ajanslara bilgi veren kaynaklar, Almanya'nın Basel Komitesi'nde banka sermaye yapıları konusunda varılan anlaşmaya katılmaya şu an için imtina ettiğini belirttiler

www.ekoklinik.com

MB enflasyon tahminini düşürdü

27 Temmuz 2010 Salı Saat:12:30

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini 0.9 puan aşağı düşürerek yüzde 7.5'e çekti.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyon raporuna ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2010 yılı sonunda yüzde 6,5 ile yüzde 8,5 aralığında olacağını tahmin ettiklerini açıkladı.

Başkan Yılmaz, Merkez Bankası'nın 2010 yılının ikinci çeyreğine ilişkin değerlendirmesinin yer aldığı Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla düzenlediği basın toplantısında, gıda ve petrol fiyatları varsayımlarındaki aşağı yönlü güncelemeler ile temel enflasyon göstergelerinde yakın dönemde gözlemlenen yavaşlamaya bağlı olarak, 2010 yıl sonu enflasyon tahmininin orta noktasını bir önceki rapor dönemine kıyasla 0,9 puan aşağı çekildiğini söyledi.

Yılmaz, tahminleri oluştururken para politikası duruşuna ilişkin olarak çıkış stratejisinde öngörülen tedbirlerin yılın kalan döneminde büyük ölçüde tamamlandığı, politika faizlerinin ise bir süre daha mevcut düzeylerde tutularak 2011 yılı için de sınırlı bir artış gösterdikten sonra, 3 yıllık tahmin ufku boyunca tek haneli düzeylerde kaldığı varsayımını temel aldıklarını bildirdi.

Bu çerçevede enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2010 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,5 olmak üzere, yüzde 6,5 ile yüzde 8,5 aralığında, 2011 yılında sonunda ise orta noktası yüzde 5,3 olmak üzere, yüzde 3,6 ile yüzde 7,0 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirten Yılmaz, “Buna ek olarak enflasyonun 2012 yılında ise yüzde 5 düzeyine düşeceğini öngörmekteyiz” dedi

www.bigpara.com

STRES TESTLERİ GERÇEKCİ DEĞİL

27 Temmuz 2010 Salı Saat:09:20

Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, Avrupa bankalarına uygulanan stres testlerinin gerçekçi kriterler içermediğini kaydetti.


CNBC’ye konuşan Roubini, testlerin gelecekte yaşanabilecek sorunları yansıtacak kadar zorlu olmadığını savundu. Roubini, test sonuçlarının her ülke için aynı şeffaflığa sahip olmadığını, piyasanın ispanyol bankalar hakkında bilgi sahibi olurken Alman bankalar hakkında aynı bilgilere ulaşamadığını ifade etti.

www.borsagundem.com

 

 

 

STRES TESTLERİ GERÇEKCİ

27 Temmuz 2010 Salı Saat:09:15

Euro bölgesi maliye bakanlarından oluşan Eurogroup’un Başkanı Jean-Claude Juncker, banka stres testine yönelik yapılan eleştirilere yanıt verdi.
Juncker, testlerin profesyonelce yapıldığını ve senaryoların yeterince zorlayıcı olmadığı yönündeki
eleştirilere katılmadığını ifade etti. Juncker, test sonuçlarının bankaların görünümünün sağlam olduğunu gösterdiğini kaydetti.

www.borsagundem.com

GÜNÜN ÖNEMLİ ŞİRKET HABERLERİ

27 Temmuz 2010 Salı Saat:09:10

Fenerahçe Kulübü,Zorlu Enerji,TSKB, Ak-Al Tekstil,Petkim Petrokimya, İş Bankası, İhlas Gazetecilik, İhlas Gazetecilik, THY başta olmak üzere bugün basına yansıyan önemli haberler ve KAP'a yapılan bildirimler
IMKB KAP Haberleri;
· Fenerahçe Kulübü, basında yer alan kulübün önümüzdeki 5 yılda Fenerbahçe Sportif Hizmetleri’nden ortalama 108,3 mn TL kar payı beklentisi olduğuna dair çıkan haberlerin sadece kulübün tahminlerinden oluştuğunu ve gerçekleşmesinin ekonomik koşullara bağlı olduğunu belirtti...
· Rekabet Kurulu, THY hakkında soruşturma açılmasına karar verdi... Şirket, soruşturmanın THY’nin İstanbul çıkışlı yurt içi ve yurt dışı hava yoluyla yolcu taşıma hatlarında rakip firma aleyhine dışlayıcı eylemlerde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla başlatıldığını belirtip, rekabet kanunu ve diğer kanunlar tahtında işlemleri yürüttüğünü bildirdi.
· Zorlu Enerji, basında yer alan şirketin ICFS International LLC'de sahip olduğu %51 oranındaki hisselerinin ICFS International LLC'nin diğer ortakları Invar International Inc. (%24,5) ve Talex International LLC (%24,5) tarafından satın alınma talebi ile ilgili şirkete ulaşmış herhangi bir bildirimin bulunmadığını bildirdi...
· Zorlu Enerji, şirket aleyhine Invar ve Talex tarafından New York Eyaleti Yüksek Mahkemesi nezdinde açılan yürütmenin durdurulması talepli adli davanın "ihtiyati tedbir kararı" ile sonuçlandığını ve kararın temyiz edildiğini bildirdi...
· TSKB’nin 1 yıl içinde satışa sunulacak 180 gün ile bir yıl arasında vadeli olmak üzere 200 mn TL nominal değerli banka bonoları SPK tarafından kayda alındı... SPK, bankanın JP Morgan Securities Ltd. ile akdetmiş olduğu sözleşme çerçevesinde dayandığı varlık veya gösterge dikkate alındığında yurt içi piyasalarda işlem görmeyen türev araçlarla sınırlı olmak üzere yurt dışı piyasalarda işlem gören türev araçların alım satımına aracılık faaliyetinde bulunmasına izin verdi.
· Ak-Al Tekstil Altınyıldız’a taşınmazını kiralayacak... Ak-Al Tekstil, Altınyıldız Mensucat ile yapılmakta olan potansiyel işbirliği olanaklarının araştırılması ön görüşmelerinde Tekirdağ ilinde sahip olduğu taşınmazı Altınyıldız’a uzun süreli olarak kiralanması hususunda şirket ile ilke mutabakatın sağlandığını bildirdi.
· Petkim Petrokimya, %51 oranındaki dolaylı ana hissedarı SOCAR&TURCAS Enerji’nin %100 bağlı ortaklığı SOCAR&TURCAS Rafineri’ye verilen Rafinerici ve Depolama Lisansı’nın davalık olduğuna dair basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi... Şirket, SOCAR&TURCAS Rafineri A.Ş. tarafından kurulması planlanan ve lisansı alınan rafineri tesisinin, Petkim'in özel güvenlik bölgesi içinde yer alan, mülkiyeti Petkim Petrokimya Holding A.Ş.'ye ait olan taşınmazın Petkim tesisine bitişik kısmında kurulması planlanmakta olduğunu ve Orman İdaresi ile bir ilgisi bulunmadığını belirterek, konuyla ilgili gelişmeler oldukça kamouoyunun bildilendirileceğini bildirdi.
· İş Bankası hisse satışı haberlerini yalanladı… İş Bankası, Arap Türk Bankası A.Ş'deki payının satışı konusunda Banka Yönetim Kurulu tarafından alınmış karar bulunmadığını bildirdi.
· İhlas Gazetecilik, Milli Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün açmış olduğu toplam 9,6 mn adet kitabın teslim işi ihalesinde 5,4 mn adet kitabın basımı işini üstlendi...
· Beşiktaş Futbol Yatırımları, İspanyol oyuncu Gutierrez Hernandez ile 2 yıllık sözleşme imzaladı... Anlaşma gereği oyuncuya 2,7 mn euro ödenecektir.
· Galatasaray, profesyonel oyuncusu Özgür Can Özcan’ı 250 bin TL bedel ile Adanaspor’a transfer etti...
Basında şirket ve sektör haberleri;
· THY, Euroleague'e isim sponsoru oldu... Son dönemde spora yaptığı yatırımlarla dikkati çeken Türk Hava Yolları (THY), dünya çapında ses getirecek bir anlaşmaya daha imza attı. THY, basketbolda Avrupa'nın kulüpler bazındaki en büyük organizasyonu Euroleauge'e (Avrupa Ligi) isim sponsoru oldu. 24 takımın katıldığı şampiyona, bundan böyle Turkish Airlines Euroleague adıyla oynanacak.· Tofaş ve Oyak Renault üretimi durdurdu... Tofaş ve OYAK Renault, bakım-onarım ve yıllık izinler nedeniyle üretimlerini durdurdu. Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kurulu OYAK Renault'da çalışan 4 bin 610 işçi, 26 Temmuz-23 Ağustos tarihleri arasında üretim yapmayacak. Bu süreçte, bakım-onarım bölümünde görevli belli sayıdaki personel, çalışmalarını sürdürecek.
· 2 ABD'li şirket Zorlu'nun Moskova payını almak istiyor... Bir Invar yetkilisinin uluslararası ajanslara yaptığı açıklamaya göre, Invar International ve Talex International, Zorlu Enerji Elektrik Üretim'in Moskova'da 1 mr doların üzerinde bedeli olan iki enerji tesisine sahip ortaklığındaki payını satın almak istiyor. Hürriyet Daily News'in haberine göre, Invar Başkanı Alexander Razinski, Zorlu'nun kuruluştaki ortakları olan Invar ve Talex'in Zorlu'dan %51 payı almak için birçok uluslararası yatırımcı ve bir Rus bankası ile görüştüğünü söyledi. Zorulu Enerji ise KAP’a yaptığı açıklamada kendilerine bu konuda herhangi bir bildirimin yapılmadığını bildirdi.
· JCR'den Metro'ya pozitif not… Japan Credit Rating (JCR), Metro Ticari ve Mali Yatırımlar A.Ş'yi kredi ratingi kapsamında ve yatırım yapılabilir kategoride değerlendirdi. Şirketten yapılan yazılı açıklama göre, JCR Eurasia Rating tarafından hazırlanan raporda, şirketin uzun vadeli ulusal notu "BBB", kısa dönem görünümü "istikrarlı", uzun dönem görünümü "pozitif" olarak belirlendi.· EPDK, Enerjisa'ya spot LNG ithalat lisansı verilmesini uygun buldu… EPDK da geçen haftaki kurul toplantısında, Enerjisa'nın başvurusunu değerlendirerek karara bağladı. Buna göre Kurul, Enerjisa'nın lisans talebine uygun bulma kararı verdi. Böylelikle söz konusu şirket 10 yıllığına spot piyasadan LNG ithal edebilecek. Enerjisa ile birlikte sektörde LNG ithalat lisansı bulunan şirket sayısı da 13'e ulaştı.
· Karadeniz'de açılan ilk kuyu ümit vermedi… Türkiye'nin büyük ümit bağladığı Karadeniz petrolleri için başlatılan ilk sondaj çalışmalarında sona gelindi. Sondajla ilgili bilgi veren bir kaynak, kuyudan elde edilen verilerdeki emarelere göre test çalışmalarına geçileceğini söyledi. Eylüle kadar sürmesi beklenen kesin test çalışması sonuçlarının alınmasıyla "İlk kuyuda petrol var mı yok mu?" kararı verilecek. Sektör çevreleri, ilk kuyudan petrol çıkmazsa dahi ümitsiz olunmaması gerektiğini söylüyor ve Kuzey Denizi örneğini veriyor: "İngiltere'yi kurtaran petrol, 15-20 kuyu açıldıktan sonra bulundu."
ANADOLU YATIRIM ARAŞTIRMA SERVİSİ

www.borsagundem.com

Stres testi sorunları tamamen bitirmedi

26 Temmuz 2010 Pazartesi Saat: 11:00

Dünya genelinde bankalar gelecek üç yılda beş trilyon dolar borcu döndürmek zorunda

Küresel piyasalar Avrupa'da bankalara uygulanan stres testlerine odaklandı ama testlerin başarıyla sona ermesi bankaların sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor. Dünya genelinde bankaları zor bir dönem bekliyor. 2008'deki benzer büyük bir kriz yaşanmaması için ABD ve Avrupa'da yasalar değişiyor, bankaların büyük riskler almalarına sınırlama getirecek önlemler
açıklanıyor. ABD ve Avrupa'da bankalardan yeni vergiler alınması gündemde. Ama bankaları bekleyen zorluklar sadece bununla sınırlı değil.

Dünya genelinde bankalar gelecek üç yılda beş trilyon dolar borcu döndürmek zorunda ve bu büyüklükteki bir borç çevirme mali istikrarı ve büyümeyi tehdit edebilir. İngiltere Merkez Bankası'nın Mali İstikrar Raporu'na göre, İngiltere'deki bankaların yeniden finansman ihtiyacı 2012 sonuna kadar 1.2 trilyon dolar düzeyinde. Yunanistan'la başlayan borç krizinden yara alan Euro Bölgesi bankaları için 2010 ve 2011'de vadesi dolan borçların tutarı ise 1.65 trilyon dolar.

Eğer bankalar bu borçlanmaları yüksek faiz oranları ile yenilemek zorunda kalırlarsa borç servisi maliyetleri bankaların sorunlarından kurtulmalarını zorlaştıracak. Eğer yeniden finansmana gidemez, borçlarını çeviremezlerse varlıklarını satmak ve kredilerini kısmak zorunda kalacaklar. Bu da büyüme üzerinde yeni bir baskı demek. Avrupa bankaları için yapılan ve bu hafta açıklanacak stres testlerinin piyasalarda inandırıcı bulunması bu açıdan da önem taşıyor.

www.finansgundem.com

Borsaları Yükseltecek 3 Neden

24 Temmuz 2010 Cumartesi Saat: 20:00

Uzmanlar, Avrupa bankalarının stres testi sonuçlarının piyasalara olumlu yansıyacağı görüşündeler

Piyasaların çeşitli senaryolar hazırlayarak heyecanla beklediği Avrupa bankalarına yönelik stres testinin sonuçları haftanın son iş gününde açıklandı. (CEBS) Avrupa Banka Denetimcileri Komitesi tarafından yapılan açıklanmasının ardından uzmanlar sonuçların piyasalara olumlu yansıyacağı görüşündeler.


Teste giren 91 Avrupa bankasının sadece 7'sinin başarısız olması yurdışı borsalarda pozitif olarak algılandı.Avrupa'nın yaşadığı ekonomik durumu gözden geçirmek ve piysalara güven vermek için yapılan stres testinin açıklmasının ardından görüşlerini aldığımız Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Görevlisi Erhan Aslanoğlu, 91 bankadan 7'sinin başarısız olmasının piyasalara etkisinin olumlu aolacağını brliterk şunları söyledi."Bazı banların testi geçememesi olumsuz bir kanı yaratmamalı. Tersine bütün bankaların başarılı olması testin güvenilirliği konusunda sıkıntı yaratırdı ki bu da süreç içinde sorgulandı. Kısa vade de piyasaları önemli ölçüde rahatlatacak bir sonuç diyebiliriz. Piyasaların uzun zamandır beklediği bir haberdi.Başarısız olan bankalar sermaye kayıpları çok fazla değil. Avrupa bu kayıplara karşı yeterli kaynak ayırdı.

BORSALARI 3 NEDEN YÜKSELTECEK
Stres testinde başarısız banka sayısının düşük olmasının Avrupa'nın yavaşta olsa büyümesine katkıda bulunacağına de değinen Aslanoğlu, Avrupa'da yaşanan her olumlu gelişmenin Türkiye'yi büyüme konusunda destekleyeceğini de dile getirdi.

Aslanoğu, "Türkiye son 1.5 yıldır piyasalardaki endişenin getirdiği dalga ile akan onlardan yararlandı. Ciddi sıcak para akışı aldı. Ve endeks 60 binleri buldu" diyerek şöyle devam etti: " Türkiye'de dahil pek çok borsada ilk aşamada teknik haraketler görebiliriz. Beklenti satışları yaşanabilir. Ancak kabullenme sürecinin ardından durumun 2 ay öncesinden daha kötü olmadığı algısı yerleşecek.Yatırımcıların güeni kredi musluklarının açılmasını sağlar. Ve borsaları besler. Bu beslenmenin 3 ayrı nedeni var.
Birincisi,faizlerin düşük seyretmesi borsanın artısı, ikincisi büyüme beklentisinin devam edeceği, üçüncüsü ise default(batma riski)nin kalkması sadece Türkiye'de değil tüm dünyada borsaların yükselmesini tetikleyecek.Risklerin henüz bitmedği biliniyor.Borç sorunu yaşayan ülkelerin özellikle Yunanistan'ın borçlarını yeniden yapılandırma talebi gibi bir gelişme borsalarda kısa süreli düşüşler yaratacak olsa da bu sonuçlardan sonra ülkelerin temerrüde düşmesi olasılığı da kalktığına göre Avrupa ve dolayısıyla tüm dünyada iyimser bir havanın gelişeceğini bekliyoruz"

PİYASALARI POZİTİF FİYATLAYACAK
Fortis Bank ekonomisti Erkın Işık, stres testlerine sonuçlarının piyasalar tarafından olumlu karşılacağını söyledi.

Işık, Türkiye'nin göreceli büyüme rakamları ve bankaların sağlamlığının önemli bir gösterge olmasına rağmen sınırlı da olsa etkilenebileceğini belirterek, "Avrupa'da yaşananlar belli. Stres testinden öncelikli olan aslında dünyada büyümenin yavaşlaması ve krizden çıkış süreci ile ilgili belirsizlik. Bunun stres testlerinden daha etkili bir trend oluşturacağının düşünüyorum. Temmuzun son haftasında tarım dışı istihdam verisi gelecek. Bu verinin sonucu piyasalar üzerinde daha önemli sonuçlar yaratabilir" dedi.

Türkiye'nin AB ile olan bağlantısını çok yakın olduğunu ve Avrupa'da yaşanan her gelişmenin piyasalar tarafından fiyatlandığını söyleyen Erkin Işık, şunları söyledi." Türkiye hala yabancı yatırımcı tarafından riskli bir ülke. Kredi notu riskli yatırım düzeyinde. Dolayısıyla yabancı yatırımcı için test sonuçlarını borsaya etkisi oalcaktır.Ancak, yabancı için Türkiye hala güvenli liman değil".

STRES TESTİ NEDİR?
Literatüre Basel I ile giren, eksiklikleri nedeniyle Basel II ile kapsamı genişletilen, bankacılık sektörünün, piyasalarda oluşan yapısal bozulmalar, ekonomik krizler ve riskler karşısında dayanıklılık gücünü analizlerle tespit etmeye, ölçmeye yarayan bir test.

Bu teste göre, kurumlar iki başlık altında değerlemeye tabi tutuluyor. Birincisi, hassasiyet testi, ikincisi senaryo analizleri testi. Bu iki analizde likidite riski, operasyonel risk ve kredi riski ile beraber, henüz gerçekleşmemiş olayların gerçekleştiği varsayımı üzerine yapılan değerlendirmeler ve ölçümlemeler yer alıyor.

Bu değerlemede, kur oynaklığı, faiz değişimleri, likidite sıkışıklığı, süreçte yaşanan değişimlerin, sermaye yeterliliklerinin ve aldıkları riskin bankaya ve sektöre olası etkileri inceleniyor; kısaca stres testi bu.

Analizler sonucunda, bankaların olası risklere karşı sermaye yeterliliği ve direncinin derecesi ortaya çıkarılıyor. Gerekirse düzenleyici kurulun müdahalesi ile bazı alanlarda pozisyonlarını azaltıp riskler azaltılabilir veya ek sermaye girişi istenebiliyor.

www.finansgundem.com

 

 

 

29 T emmuz2010              Webani

Ağustos ve Böcekleri Üzerine  

Atilla YEŞİLADA

 

BASINDA EKONOMİ ve FİNANS
(Yazarın resmini tıklayınız)
www.bilgeyatirimci.com

30 Temmuz 2010 -        AKŞAM

 

Laubaliliğin faturası

 
 

Deniz GÖKÇE

 

29 Temmuz  2010 -       HABERTURK

 

ISO 500 şirketleri vergiye çalışmış

 
 

Ercan KUMCU

 

29 Temmuz 2010 -          RADİKAL

 

Mahfi Eğilmez

Yıl sonu tahminleri

 
 

Mahfi EĞİLMEZ

 

27 Temmuz 2010 -        VATAN

 

İstihdamın kalitesi

 
 

Asaf Savaş AKAT

 

31 Temmuz 2010-      RADİKAL

 

Taner Berksoy

Yüksek hızda büyümeyi sürdüremeyiz

 
 

Taner BERKSOY

23 Temmuz 2010-          VATAN

 

Rekorlar devam eder mi?

 
 

Ali AĞAOĞLU

28 Temmuz 2010-   HÜRRİYET

 

  Bankalara ön gerilim sınaması

 
 

Ege CANSEN

 

29 Temmuz 2010-      RADİKAL

 

Fatih Özatay   

Ne ararsanız var son iki günün verilerinde  
 

Fatih ÖZATAY

31 Temmuz 2010       HABERTURK

 

Bu diyarda işler iyi gitmiyor
 
 

Gazi ERÇEL

 

24 Mayıs 2010  Finanstrend.com

 

Emtia piyasalarında son durum 

 
 

Ateşhan AYBARS

 

28 Temmuz 2010      REFERANS

 

Hasan Ersel

Yatırımın krizden çıkıştaki rolü

 
 

Hasan ERSEL

 

31 Temmuz 2010 -   REFERANS

 

Güven Sak

Yuri Lujkov neden bu kez gidici gibi duruyor

 
 

Güven SAK

30 Temmuz 2010 -     RADİKAL

 

Uğur Gürses

Arabesk para politikası

 
 

Uğur GÜRSES

 

29  Temmuz 2010 Finanstrend.com

 


TCMB bir taşla iki kuş vurmayı amaçlıyor

 
 

Özgür ALTUĞ

 

23 Şubat 2010      MİLLİYET

 

   

‘Şimdi sıra bizde’, her şey yolunda

 
 

Osman ULUAGAY

 
Bilgi Güçtür

DÜZEY EGT. ARAŞ. LTD.
KEMER CORNER SITESI, YAKUT BLOK DA:5 Göktürk-Eyüp-İSTANBUL

TELEFON (Phone): 0554-269 69 24 (Zafer Sarıçan)

Email: zafer.sarican@bilgeyatirimci.com


Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.