Dalgalı Ortamda Borsanın Dinamiklerine Karşı Yatırımcının Duygu Dinamikleri

Yaşar ERDİNÇ

Borsa son dört aydır düşüşte… En son borsa hakkında yazdığım yazıda, 101 bin civarındaydık ve bu seviyenin aşağı kırılması durumunda paniğin artabileceğini, işte bu aşamada, yatırımcıların nasıl davranacaklarını önceden belirlemeleri gerektiğini vurgulamıştım. Önemli destekler aşağı kırıldığında genellikle sinir uçlarına dokunur ve birçok kişi de dip seviyelerde satmış olur. Fiyatlar o kadar hızlı bir aşağı hareket yapar ki; kademeler bir anda boşalabilir. Bu tür durumlar genellikle hiç kimsenin alım yapmaya cesaret edemeyeceği yerlerdir ama borsacıların “herkes satarken sen al” sözü böyle zamanlarda geçerlidir.

9 Mayıs günü BIST-100 endeksi 97.849 seviyesini gördü ve aynı gün 100.780 seviyesinden kapanarak, 100 binin altında serbest düşüş yapıp, seans içinde V dönüşü yaptı. Önceki yazımda, genellikle panik satışların ardından V tipi dönüşler olduğunu da vurgulamıştım. Bu dönüş sonrasında endeks geçen pazartesi en yüksek 103.763 seviyesini gördükten sonra, bir ara 100.650 civarına gerilese de, 100 binin üzerinde kalmayı başararak, dün 101.869 seviyesinden kapandı.

Borsa hakkında soru soranlar genellikle hep yanlış soruyu soruyorlar.

“Hocam borsa ne zaman yükselir?”

“Borsa yükselmeye başlarsa nereye kadar gider? Nerede satayım?”

“Hocam buralardan alım yapılır mı?”

“Hocam alım için bekliyorum, endeks kaça gelince almaya başlayayım?”

Bu soruların tamamında, beynimiz aslında hiç kimsenin bilemeyeceği veya bilse bile tesadüfi olacağı soruların cevaplarını öğrenmeye çalışıyor. Sadece böyle rahat edebilecek. Şimdi ben size desem ki, “bu seviyelerden alın, endeks 107 bine gelince satın”. İzleyen soru; “Ne alalım?” olacaktır.  Haydi endekse yakın hareket eden bir kağıt ismi verdim diyelim. Sonra da yatırımcı alım yapmış olsun. Endeks 107 bine gitse ama biraz daha prim yaparak 109 bini görse, bu yatırımcıyı memnun etmek mümkün değildir. Çünkü 107 binde satmış ve 109 bine gidişi izlemiştir. Beyin sadece ve sadece en tepede satarsa mutlu olabiliyor. Aşağıdaki şekle bakınız…

Yatırımcı 5.20’den alım yapıyor. Hisse 5.50’ye kadar yükselirken, sürekli mutlu oluyor. Ama 5.50’den 5.35’e düştüğünde üzülüyor, halbuki hisse yükselirken 5.35 seviyesine gelindiğinde mutluydu, ama şimdi üzgün. İşte bu yüzden borsadaki yatırımlarında hep mutlu olmak isteyen biri için, bir hisseyi aldığında sürekli yükselmesi ve o sattıktan sonra da düşmesi gerekiyor.

Eğer yatırımcı 5.50’den satsa ve hisse 5.60’a gitse yine mutsuz oluyor. Hepiniz beni, veya başkalarını okurken, içgüdüsel olarak şöyle bir durum yaşıyorsunuz; “öyle bir şey söylesin ki ben alayım, aldıktan sonra yükseliş başlasın, sonra da Onun sat dediği yerde sattığım zaman, hisse düşmeye başlasın.”

5.50’den 5.35’e düşüş olduğunda KEŞKE demeyen yoktur… “KEŞKE 5.50’de satsaydım”. Bu KEŞKE’ler sizlere çok zarar veriyor.

Bana ne alayım diye soran birine ne alırsan al diyorum. “Şunu al” desem “neden” diye soracak. Alım yapsa “nerde satayım?” diyecek. “Şu fiyatta sat” desen ve sattırdığın fiyatın üzerine çıksa, sana bir şey söylemeyecek ama içinden içinden “bana erken sattırdı, bundan sonra sat dediği yerde hemen satmayayım” diyecek.

Borsada kazanmak için öncelikle beynimizin bizi sürüklediği bu ortamdan çıkın. Siz arsaya yatırım yapıp da kaybeden adam gördünüz mü? Genellikle asla kaybetmezler, çünkü her gün önlerindeki ekranlarda arsa fiyatlarını izlemezler. Eğer arsa fiyatlarının dakikalık değişimlerini izliyor olsalardı en az  %90’ı para kazanamazdı. Çünkü arsanın ileride değerleneceğini bilse bile satıp, alttan alttan almaya çalışır ve ipin ucunu kaçırdığında da,  arkasından bakardı. Bu yüzden büyüyecek olan şirketleri bulup, hazır borsa düşmüşken bütün paranızla değil, her ay yaptığınız tasarruflarla toplayın. Göreceksiniz ki, bir hisseyi her ay elinizde biriktirdiğiniz tasarrufla toplamaya başladığınızda, hissenin fiyatının yükselmesini istemeyeceksiniz. İşte o zaman gerçek yatırımcı olmuşsunuz demektir.

Endeks ne mi olur? Bilmiyorum. Pek merak da etmiyorum.  Ama seçime kadar olan dönemde, yükselişlerin cılız kalmasını, düşüşlerin de aniden oluşmasını bekliyorum. Borsa için her gün ve her yer alım yeridir. Yeter ki kısa vadede kâr etmek için bir pozisyon açtığınızda, nerede kârı cebinize koyacağınıza ve nereye düşerse ne kadar zarara katlanacağınıza önceden karar verip, uygulayabilin. Mart bilançolarının çok büyük bir kısmı geldi. İlk vakit ayarladığımda bir webinar yapacağım. Sağlıcakla kalın, paranız sağlığınızı bozmasın…

TEMEL / TEKNİK ANALİZ VE YATIRIMCI PSİKOLOJİSİ VİDEOLU EĞİTİMLERİM İÇİN TIKLAYIN!

“Dalgalı Ortamda Borsanın Dinamiklerine Karşı Yatırımcının Duygu Dinamikleri” ile ilgili 9 yorum

  1. Borsa ile ilgilenenler: “Bu yazıyı çerçeveletip hergün görecekleri bir duvara assınlar.”
    Okuduğum bütün kitaplara bedel bir yazı hocam. kaleminize ve aklınıza sağlık.

  2. Sayın hocam uzun zamandır döviz yorumu yapmıyorsunuz rica etsem kısa bir yorum yapabilirmisiniz tesk

    1. Bu konuda aynı gün yayınladığım “DOların fiyatı” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz…

  3. Hocam ben buna benzer bir duruma kendimce “pozisyon açma hastalığı” diyorum.
    bu yatırımdan ziyade beynimin ilkel kısımlarında kalan adrenalin talebini cevaplamak bazıları açısından.
    dizginlemek için sık sık sizin youtube daki bir videonuzda bu kısmı anlattığınız yeri izlemek lazım.

    ayrıca şu noktaki görüşünüzü de öğrenmek isterim,
    kriptoparalar bir varlık artı ve evet ben de bir miktarını almış bulunuyorum.
    ancak temel analize tam konu olamayacak ve gerçek manada temettü veremeyen bir “ico” veya “kriptoparaya ”
    gerçek para yatırmak bu davranışın bir adım daha ötesi midir?
    Günlük en az %5 üzeri voltalitesi olan bu piyasada insalara para kazanmak kadar bu dürtülerine cevap vermek için de mi girer?

    saygılarımla
    Hb

    1. Dünyanın en büyük değerleme ustalarından olan Aswath Damodaran’da bu varlıkların değerlemesine ilişkin olarak, bir yatırım aracı olamayacağını söylüyor. Şu an için o cephede sadece adrenalin ve heyecan var. Bitcoin kendisi için belirlenen amacı ve fonksiyonunu yerine getirmiyor. İnsanlar roller coeaster’a binmiş gibi heyecan yaşıyorlar ve bu durum çok çekici olabiliyor. Fakat, blockchain teknolojisi dünyada ciddi değişimlere neden olacak. Blockchain ile Bitcoin’i ayırmak ve hatta diğer kripto paraları da kendi özelliklerine göre sınıflamak lazım. Üç beş yıl sonra bu kripto paralardan birkaçı çok değerlenecektir. Bunu belirlemek için ise oturup ciddi çalışma yapmak gerekiyor. Şu an bu konuda bir çalışma yapmadığım ve zamanım olmadığı için yeterli bilgim yok.

  4. Hocam,
    Yıllardır sizi takip ediyorum, yazılarınızı, önerdiğiniz yazıları, özellikle Para Harekatı kitabınızı okudum. Bu konuda bir eğitim almadım. Buna rağmen piyasaları takip edebiliyorum. Okuduklarımı ve önerdiklerinizi de uygulamaya çalışıyorum . Size bu bilinci oluşturduğunuz teşekkür ederim. Yazdıklarınız doğru. Oluşturduğum portföyde Aselsan vardı, 9 TL civarında aldım hedef fiyatım 25 TL idi, 24 TL civarında sattım. Kısa bir süre sonra 45 TL olunca keşke dedim ama burada kazanç oranımı dikkate aldığımda bu keşke beni etkilemedi çünkü bunu önceden tespit etmek benim için imkansızdı. Hepimiz, hiç çalışmadan hazır bilgilerle yatırım araçlarından büyük para kazanmak istiyoruz ve bunun için ne karar vermek ne de sorumluluk almak istemiyoruz. Dünyada böyle bir sistem hiç bir alanda yok .

  5. Hocam yorumlarınız o kadar isabetli ki gerçekten sizin tavsiyelerinizi yapabilsek. Ne varki sonuçta insan beyni önüne geçemiyoruz

  6. Hocam iyi günler,
    mevcut durumda türk Tl mevduat sahiplerinin duygu dinamiklerini nasıl buluyorsunuz?
    her gün uyandığında eriyen birikimine dayanmak mı yoksa ne kur olursa olsun dolara geçmek mi?
    Genlerimizden arınamayan hiperenflasyon korkusunu nasıl yeneceğiz.= yatırım yapmaktan geçtik elimizdekini pul olmadan korumaya çalışıyoruz.

    saygılarımla,

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.