Borsada Gün Sonu Dinamikleri, Sorular ve Cevaplar

Yaşar ERDİNÇ

Borsa dün güne yükselişle başladı ve en yüksek 98.444 seviyesi görüldü. Daha sonra genelde yatay bir seyir izledi. Öğleden sonra ise satış baskısı hakimdi ve saat 16:00-17:00 arasında 161 milyon lot işlem miktarı ile gerileyerek 97.541 seviyesinden kapanış yaptı. Saat 16:00’daki satış baskısının en önemli sebebi, aynı sıralarda ABD endekslerinin de sert gerileme yapmasıydı. Fakat bizim piyasa kapandıktan sonra ABD endeksleri bir miktar toparlandı. Aşağıdaki grafik gün içi hareketleri 5 dk’lık bazda gösteriyor.

Endeks aslında bir önceki günün kapanış seviyesinin hafif üzerinde (yüzde 0.20) kapanış yaptı ve bir önceki güne göre artıda kapattı fakat, gün içinde gördüğü en yüksek seviyeye göre yaklaşık 900 puan aşağıda kapanırken, satış baskısı sırasında işlem miktarının da arttığını gördük. Dün yazdığım yazıda, endeksin yukarı hareket konusunda, günlük grafiklerde zorlanmaya başladığını belirtmiştim. Bugün de benzer bir gelişme oldu. Fakat, bunun sebebinin ABD endekslerinde bizim kapanışa doğru olan  gerileme olduğunu düşünürsek ve bizim piyasalar kapandıktan sonra ABD endekslerinin toparlandığını dikkate alırsak, bugün piyasalar açıldığında düşüş devam etmeyebilir. Aşağıdaki grafik endeksin günlük hareketlerini veriyor. Alt kadranda TKE göstergesi bulunuyor. Endeksin son beş işlem günündeki yatay ve genelde düşüş eğilimi göstermesi TKE göstergesinin de 60 seviyesinin altına gerilemesine neden oldu.

Son 6 gündeki işlem miktarlarına bakılacak olursa, 1 milyar lot veya üzerinde işlem olan gün sayısı üçtür. Yani yüksek işlem miktarına rağmen endeks hala 98.794 seviyesindeki direncini geçebilmiş değil. Genelde trend devam edecekse, teknik analiz kuralları yüksek işlem miktarı ile yükselişin devam etmesini gerektirir. Sağlıklı olan budur. Nitekim 98.794 zirvesinin görüldüğü gün ve bir önceki gün endeks 1 milyar lotun üzerinde işlem görmüş, daha sonraki günlerde işlem miktarı azalırken, endeks gerileme yapmıştır. Dolayısıyla sorun görünmüyordu. Fakat dün 1 milyar lota çok yakın işlem miktarına (999.7 milyon lot) rağmen endeks gün içi gerileme yaptı. Son beş günde ise endeksin dalgalanma aralığı bin puana düştü.  Teknik olarak bu çok anlamlı bir sinyal olabilir mi? Henüz değil. Fakat önemli bir nokta daha var. Yaklaşık 5-6 gündür bin puan aralığa sıkışan endeksin her an her iki yönde de (yükseliş veya düşüş) sert hareketler yapma olasılığı vardır ve bunun daha çok dış borsalardaki hareketlere de bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Aşağıdaki grafik küresel borsalarda bu hafta başından çarşamba gün sonuna kadar olan getirileri gösteriyor.

Kaynak: Matriks veri dağıtım hizmetleri A.Ş.

Bu grafikte görüldüğü üzere, genel olarak borsalarda düşüş var. En sert düşüş Brezilya borsasında oluşurken (Brezilya’daki siyasi sıkıntılar) en yüksek getiri de Portekiz borsasında oluşmuş. Bizim borsa ise haftaya başladığı seviyelerde bulunuyor. Avrupa’da artıda olan tek borsa Alman DAX endeksidir. Brezilya’daki düşüş gelişmekte olan ülkeler endeksini (MSCI emerging markets) aşağı çekmiş durumda. Tablo böyle olunca akla “acaba gelişmekte olan ülke borsalarında bir düzeltme mi başladı? sorusuna geliyoruz. Bu sorunun cevabını şu an kesin olarak veremesek de, ABD’de açıklanan Bej book raporundaki veriler incelendiğinde, Haziran ayında bir faiz artışı olması olasılığının arttığını görüyoruz. Doğal olarak yatırımcılar “bekle gör” şeklinde pozisyon alıyor olabilirler. Fakat bu tür bir pozisyona geçiliyorsa ABD dolarının da değer kazanmaya dair işaretler vermiş olması gerekir. Bu bağlamda DXY endeksinin yükselen bir trend çizmesi beklenir. Aşağıdaki grafik (DXY) ABD dolarının diğer önemli paralar karşısındaki değerini gösteriyor.

2017 başından itibaren DXY endeksi gerilemiş durumda ve şu an 2017 içinde gördüğü en dip seviyelere yakın yerde bulunuyor. Yani dolara geçiş olduğuna dair bir sinyal yok. Bilakis, dolardan diğer paralara geçiş var ve Euro-dolar paritesi de bu yüzden son zamanlarda yükseldi. Sonuç olarak Haziran ayında FED’in faiz artırması olasılığına dair bir stres sinyali almıyoruz. Eğer şu sıralarda DXY endeksi 98-100 civarına yükselmiş olsaydı, oldukça dalgalı bir döneme giriyor olduğumuzdan bahsedebilirdik.

Şimdi bir de yıl başından bu yana küresel borsalardaki getirilere bakalım.

Kaynak: Matriks veri dağıtım hizmetleri A.Ş.

Yılbaşından bu yana en yüksek getiriyi BIST-100 endeksi sağlamış ve %25’e yakın. MSCI Gelişmekte olan ülkeler endeksinin de en çok yükselenlerden biri olduğunu dikkate aldığımızda, yılın ilk 5 ayında gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere olan para akımının (TCMB finansal İstikrar Raporunda’da grafiği vardı) olumlu etkisi çok bariz. Bu noktada, bizim borsamızın yıl başından bu yana liderlik koltuğunda oturuyor olması hem iyi hem de kötü. İyi yanı şudur; borsaya giren yabancılar kısa sürede satamazlar ve endekse satış gelse de, bu durum yeni bir düşüş trendinden ziyade bir düzeltme hareketi niteliğinde olması olasılığı yüksektir. Kötü yanı ise, FED’in toplantısından olumsuz kararlar çıkması sonrasında en başta en çok kârda oldukları yerlerde satış yaparlar. Bu aşamada, FED’in toplantısından faiz artışı çıkması aslında beklentiler dahilinde olup, şu anki fiyatların içinde bu risk ya da beklenti bulunuyor.  Bulunmayan risk ise, FED’in parasal genişlemeyi nasıl daraltacağına dair takvimi ve yapacaklarıdır. Dün FED üyesi Kaplan, “FED, Bilanço planlarını açıklamak için sıkı çalışıyor” dedi. İşte bu nokta, zurnanın zırt dediği yerdir. Görünen o ki FED toplantısındaki asıl risk faizlerin 25 baz puan daha artırılması değil, parasal daralmanın takvimine ilişkin açıklamalar olacaktır. Şu an her ne kadar ekonomimizde ciddi canlanma belirtileri olsa da, hala cari açığı en yüksek ülkelerden biri olduğumuz için, FED’in alacağı kararlar bizim piyasalarımızı daha fazla dalgalandırır. Şu an aslında piyasalar bu riski görüyor olsalar da fiyatlara pek yansıtmıyorlar. Çünkü sadece bizde değil, tüm küresel borsalarda herkes malda. Bu nedenle borsanın bir anda çok sert düşüşler yapmasından ziyade azar azar ama aşağı yönlü hareket etmesi beklenir. Tabi ki bu tür bir durum “mal çıkılıyor” algılamasını güçlendirdiği anda satışlar sertleşir.

Sonuç olarak 5 ayda %24 yapmış bir borsanın %10 daha yükselmesi için, en azından yabancılardan gelen alımların devam etmesi gerekir. Üstelik endeksin yukarıda verdiğim günlük grafiğinde gösterilen 5-6 günlük yatay seyrin hızlı bir artışa dönüşmesi lazımdır. Önümüzdeki 3-4 işlem gününde, eğer endeks hala 98.800’ü yukarı geçemiyorsa ve sıkışık bantta seyrediyorsa ve zaman zaman da satışlar geldiğinde desteklerde tutunsa bile, satış sonrası alımlar güçlü gelmiyorsa, yüzde 5’lik ekstra bir yükseliş için yeni risk almak bana göre anlamlı değildir. Birçok yatırımcı alım yapmış ve bekleme modunda bulunuyor. Son iki haftadır, daha önce borsaya pek bulaşmamış ama uzun vadeli yatırım yapmak istediğini söyleyen çok sayıda mail aldım. Bu iyi bir sinyal değil aslında. Bir düşüş olduğunda da bu yatırımcılar “uzun vade bekleyeceğim” diyerek, davranışsal finans ilminde “regret avoidance” (Üzüntüden kaçınmak) olarak bilinen bir ruh haline girerler. Dolayısıyla, bu aşamada borsada 97 bin altında veya 98.800 üzerinde kapanış olana kadar sıkışık seyir devam edecektir. Ne tarafa kırılırsa o tarafa yaklaşık 1500-2000 puanlık bir hareket beklenmelidir.

Hepinize bol kazançlı yatırımlar dilerim. (Dünkü yazımı okumamışsanız, onu da bu linki tıklayarak okumanızda fayda olabilir.)

NOT: Bu yazı  1 Haziran 2017 saat 00:59 itibariyle yazılmıştır. 

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.