Referandum Sonrasında Piyasaların Reaksiyonu

Yaşar ERDİNÇ

Referandum bitti ama tartışmalar devam ediyor ve kısa sürede biteceğini de zannetmiyorum. Referandum öncesinde yazdığım yazıda da belirttiğim üzere, sonuçların vatanımıza milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Referandumun resmi olmayan sonuçları belli olduktan sonra pazar akşamı saat 23:35 civarında bir periscope ve youtube yayını yaparak dolar ve borsanın olası hareketlerinin nasıl olabileceğini aktarmıştım.

Geçen cuma günü 3.74’e kadar yükselmiş olan ve referandum sonuçlarından sonra 3.63’lere gelmiş olan dolar için “daha fazla gerilemez ve 3.60 destek görevi görür,” derken, orta vadede doların yukarı yönlü olacağını ve 3.72’yi geçmesi durumunda da 3.78’e kadar yükselebileceğini belirttim.  Borsa için ise açılışta en az %2-3’lük bir artış beklediğimi, bunun da 2500-2700 puan civarında yaptığını ve açılışta endeksin 92.500 civarından açılış yaptıktan sonra bir miktar kâr satışının gelebileceğini ama ilk kar satışının önemli olmadığını ikinci yükselişte ilk zirveyi geçip geçmeyeceğinin önemli olacağını vurguladım. İlk zirve geçilemeden yeniden satış gelirse hızlı bir gerileme olabileceğini belirttim.  Borsa açılışta sadece 700 puanlık bir artış yaptı ve hemen geri çekildikten sonra ilk gördüğü zirveyi aşarak 91 bin seviyesine kadar yükseldi. Yani borsada benim tahmin ettiğim coşku yoktu. Bu noktada sizlere çok faydalı olabilecek bir bilgi aktarmak istiyorum. Borsanın coşkulu açılışını beklememin nedeni, fiyatların içinde “evet” sonucunun aynen referandum sonucu gibi %50-50 fiyatlandığını düşünmemdi. Anketler başabaş gösterirken, piyasanın evet’i tam olarak fiyatlamadığını düşündüm. Fakat piyasa fiyatlamış ve ne kadarının fiyatlandığı konusunda ben daha temkinliymişim ve yanılmışım… piyasa evet çıkacakmış gibi pozisyon almış.  Hatta Goldman Sachs geçen cuma gecesi yazdığı raporda “%75 olasılıkla evet çıkacağını düşünüyoruz” demişti. Burada %75 sayısı kafanızı karıştırmasın. Yani Goldman sachs %51 evet çıkması olasılığını %75 olarak görüyordu.  Aslında borsa açılmadan önce dolarda işlemler başlamıştı ve dolardaki hareketleri analiz ederken, Evet’in fiyatlanmış olduğunun görüldüğünü belirttim. Aynı mantık normalde borsa için de geçerli olmalıydı.  Ayrıca sonucun çok yakın ve başabaş olması da piyasalrdaki coşkuyu engellemiş olabilir. Şimdi piyasalarda dün gün boyunca neler olduğuna ve şu an neyi fiyatlamakta olduğuna bakalım.

DOLAR

Doların günlük grafiği aşağıda görülüyor. Merakla beklenen referandumun aslında günlük grafiklerde çok büyük bir volatilite yaratmadığını görüyoruz.  Dolar 3.60-3.78 bandında hareket etmeye devam ediyor.

Teknik dinamikler ve fundamental dinamikler ne gösteriyor? Önce teknik dinamiklere bakalım. Ortada görülen mavi çizgi Talep konsantrasyon Eğrisi (TKE) olup, bir  bakıma talebi ölçmeye çalışıyor. Dikkat edilirse, dolar 3.60-3.78 bandına girdikten sonra, TKE göstergesi de -20 ile 80 arasında hareket etti. Doların yeni bir yükseliş trendine girdiğinin ilk sinyali TKE göstergesinin 80 çizgisi üzerinde kapanış yapması olacaktır. Şu an TKE göstergesi 50 seviyesinin hemen altında bulunuyor ve arz talep dengesinin eşite yakın olduğunu söyleyebiliriz. Bu aşaamda bence 3.60 seviyesindeki destek çok güçlendi. Dün dolarda bir ara 3.72’ye kadar yükseliş vardı. Aslında dün 3.6250 civarına kadar düşmüş olan doların referandumun hemen sonrasında 3.72’ye kadar yükselmesi, önümüzdeki dönemde 3.74 civarında bulunan kısa vadeli direncini yukarı kırarak 3.78’e kadar yükselebileceğini gösteriyor. 3.80 civarında bir kapanış olması durumunda ise, yeniden 3.90-3.96 bandına kadar yükselme olasılığı artar.

Buraya kadarki kısım teknik analiz kurallarına göre yaptığımız yorumdu. Fundamental (Temel) analiz yorumu yapacak olursak bu biraz daha zor. Temel analizi yaparken, ülkenin makro dinamikleri ile küresel koşulları ayrı ayrı göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Şu an her ne kadar iyi büyüdük vs desek de bütçenin nakit açığının ilk 3 ayda 22.6 milyar TL’ye ulaşmış olması, elde kalan tek çıpanın da (mali disiplin) paslandığını gösteriyor. Bence referandum sonrasında yapılan konuşmalar içinde ve bakanlar kurulu kararlarında, yapısal reformlardan hiç  bahsedilmemesi, bugüne kadar uygulanan ekonomik politikaların aynen devam ettirileceğini gösteriyor. Öte yandan zannedersem varlık fonu ileride  varlık fonu içindeki varlıkları teminat göstererek menkul kıymetler çıkaracak ve bunun çok büyük bölümü de Sukuk tarzı menkul kıymetler olacaktır. Çünkü şu an Avrupa’dan kaynak gelmesi zor. Dolayısıyla zengin Ortadoğu ülkelerine pazarlanacağı düşünülebilir. Yönetimin aklında, bu menkul kıymetleri ihraç ederek İstanbul Kanal projesi gibi büyük projelere kaynak yaratmak var. Ayrıca inşaat sektörüne önem verilmeye ve bu cepheden sorun yaşanmaması için önlem alınmaya devam edilecektir. Bu şekilde büyümenin yüksek seyredebileceği düşünülüyor. Fakat çok çok önemli bir şey unutuluyor. VERİMLİLİK. Paul Krugman 1995’de yazdığı bir makale’de Asya ülkelerinde ciddi bir kriz çıkacağını söylüyordu. 1997’de Asya krizi patlak verdiğinde bu makale dikkat çekti. Sonrasında da Krugman geliştiridiği kriz teorileriyle ekonomide Nobel ödülünü aldı. Krugman’ı bu makaleyi yazmaya iten şey, iki Çinli araştırmacının Asya ülkelerindeki verimliliği ve büyümeyi karşılaştıran makalesiydi. Krugman Asya ülkelerinde %8-10 arasında büyüme olurken, verimliliğin çok sert düştüğünü bu Çin’li araştırmacıların makalesinde fark ediyor ve daha derinlemesine inceliyor. Ardından da Asya krizini yazıyor. Şu an Türkiye’de makro bazda verimlilik üzerine güncel bir çalışmaya  rastlamadım. Eski tarihli olarak var. 2007 öncesinde yapılmış çalışmalar var ama  güncel çalışmaya rastlayan varsa bana da bildirirse sevinirim. Bir ülkenin uzun vadeli büyüme trendini belirleyen tek faktör verimliliktir. Verimlilik dediğimiz şey ne kadar girdi kullandık? Ne kadar çıktı aldık? sorusunun cevabıdır. 100 birim girdiye karşılık 108 birim çıktı alıyorsanız verimliliğiniz %8’dir. Asya’da bu oran eksi %1’lerde iken büyüme yüzde 7-8’lerdeydi. Eğer verimlilik eksi bölgede iken büyüme artıya doğru gidiyorsa, hormonlu büyümeden bahsedersiniz. Asya ülkeleri, dışarıdan gelen borçları tamamıyla reel yatırıma dönüştürmelerine rağmen kriz yaşadılar. Biz şu an dışarıdan gelen borçları (310 milyar dolar ki; yarısı bankaların aldığı borçtur) tüketiciye kredi olarak veriyoruz ve üretime dönük yatırımlara gitmiyor. Zaten sorun burda başlıyor. Şu an dünyada hala dolar faizleri çok düşük. Bu yüzden biz dışarıdan aldığımız borçları ne kadar etkin kullanıyoruz? sorusuna dikkat etmiyoruz. Ama dışarıda faizler arttıkça, içeride de ciddi verimlilik kaybı olacaktır. Asya ülkeleri Avrupa ve ABD’den %5 ile borç alırken verimlilikleri eksi bölgeye düştüğüne aradaki farkı ödeyemez hale geldiler. Dolayısıyla ABD’de faizler artışa devam edecektir (bu yıl en az 2 defa daha faiz artırımı var). Bu yüzden Türkiye buna hazırlıklı olmak zorundadır ama ekonomi yönetiminin bu konudan haberdar olduğundan bile şüpheliyim. Verimliliği artıracak şey nedir?  Tek kelime ile yapısal reformlardır. Vergi kanunu, ihale kanunu, hukuk, adalet vs gibi konularda gelişmiş ülkelerin standartları yoksa, verimliliği artırmanız çok zordur. Sonuç olarak orta ve uzun vadede dolarda genel olarak trendin yukarı doğru olmasını bekliyorum ama bu görüşümü, ekonomi yönetimin atacağı adımlar ve alacağı kararlar değiştirebilir. Kısa vadede ise doların 3.70 züerine oturduktan sonra 3.78’e doğru deneme yapmasını bekleyebiliriz.

BORSA

Borsa güne düşüşle başladı. Dün ABD endeksleri yüzde 1’e yakın değer kazanmasına rağmen borsanın bu açılışı çok önemlidir. Şu an Avrupa’da da borsalar artıda bulunurken, BIST-100’ün negatif ayrıştığını görüyoruz. Fakat bu ayrışma geçici olabilir. Yani endeks gün sonuna doğru 91 bin üzerinde kapatabilir. Ama şu anki görüntü altında ekstra risk almamak lazım. Çünkü eğer endeks 87.750-91.750 kanalının alt seviyesine doğru hareket ederse, bu sefer 87.750 civarında bulunan desteği aşağı kırabilir. Endeks 91.500’ün üzerinde kapanış yaparsa alım yapmak, şu an alım yapmaya göre çok daha az risklidir.

Herkese  bol kazançlı bir gün olmasını dilerim.

NOT: (Dikkat! eğitimlerime ilişkin açıklama tanıtım yazısıdır)

Bu hafta sonu Bursa, gelecek hafta sonu Antalya eğitimlerim var. Eğitimime katılanlardan birçoğu yaptıkları işlemleri excel dosyası olarak bana gönderiyorlar. Bu sonuçlar gerçekten çok çarpıcı. Etkin Pazar Hipotezi al-sat yaparak para kazanılmayacağını söyler. Davranışsal finans ilmi ise yatırımcıların irrasyonel (saçma ve rasyonel olmayan) kararlar verdiklerini söyler. Ben ise bu irrasyonel kararların beyne yapılacak müdahale ile değiştirilebileceğini düşündüğüm için bu eğitimleri yapıyorum. Sağolsunlar eğitime katılanlar bu bilimsel çalışmayı finanse etmiş oluyorlar. Eğitim insanlara ne katıyor sorusuna Oğuzhan bey(teknik ve temel analiz stratejilerine katıldı) ve İlyas bey’den (VIOP trade eğitmine katıldı) gelen iki maili vermek yeterli olacaktır. Arzu edenler kendilerine mail atarak sorabilirler.

“Sayın hocam Ben Oğuzhan YILDIZ. İzmir eğitiminize katılmıştım. Bir kaç tane excel dosyamı ilk haftalarda gönderdim.  Ancak artık göndermiyorum. Göndermeyişimin nedeni ise stratejileri uygulamamam değil tam tersi çok sık ve fazla şekilde uygulamam. o kadar çok işlem yapmaya başladım ki o excel dosyasını doldurmak başlı başına bir iş olacak benim için.  

Ayrıca eğitiminizde ve videolar da sizden öğrendiklerim ile bence en önemlisi sizden aldığım cesaret ile kendim de bir strateji ürettim.  

Velhasılı sayın hocam bu maili durup dururken neden attığıma gelince; videoları tekrardan izlemeye başladım başlayınca hocama bir teşekkür edeyim dedim. İnsanların sizin bu eğitiminize mutlaka katılması gerekli.  Çünkü öğrettiğiniz en önemli şey bence küçük sayılar yasası ve herkesin bir stratejisi olması. Belki stratejisi olmak kavramını sürekli duyuyoruz ancak içi dolu olarak ben sizden öğrendim.  Eğitiminizden beri borsa benim için stres kaynağı olmaktan çıktı yemin ederim eğlenceye dönüştü. 110 bin civarı bir para ile önceden 1 ayda yaptığım hacimleri şimdi 3 günde yapıyorum. Ve bu işlemlerimde karlılık yüzdem de  masallah bu hafta itibari ile gayet güzel. Tweterde , forumlarda hisse kovalamak yerine kendim hisselerimi belirliyorum  ve alım satımlarımı gerçekleştiriyorum.  Dilerim çok fazla eğitim yapıp çok fazla insana ulaşırsınız.  Son olarak siz eğitime gelenleri bir daha eğitime almıyorsunuz biliyorum ama bir gün mutlaka yeniden eğitiminize katılacağım.( Not: Sahte isim falan kullanırım) Çünkü videoları baştanda söylediğim gibi yeniden izliyorum ve yeniden yeni şeyler öğreniyorum. Klasik film gibisiniz ? Her izlemede farklı bir lezzet.

Çok uzatmadan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Size eğitimin üzerinden 1 Yıl geçtiğinde aracı kurum ekstresi ile beraber yıllık faaliyet raporumu sunacağım. 

Saygılarımla.(ogzhany@hotmail.com)”

 

Hocam merhaba
Sizin eğitimlerinize katılmış İlyas Kızılcık
Fx ve viop eğitimlerinizden sonra ideal stratejisi vermiştiniz mail listesinde herkese mail attım neredeyse kimse kurup uygulamamış ben çalıştırdım ve yaklaşık 4 aydır çalışıyor server kiralamadım işyerinde sabah açıp akşam kapattım gün içi takip ettim hiçbir müdahalede bulunmadım. Ama manuel olarak başka hesaptan işlem yapıp zarar ettim :) asla almam dediğim yerde strateji alış yaptı yine müdahale etmedim 4 ayda kendini ikiye katladı. Allah sizden razı olsun manuel işlem yapmam daha :) sizi çok yakından takip ediyorum iyi ki tanıdım sizi. Rabbim size sağlık versin (ilyaskizilcik@hotmail.com) 

“Referandum Sonrasında Piyasaların Reaksiyonu” ile ilgili 1 yorum

  1. hocam siz adamın hasısınız….anadolunun aslanısınız.sizlerden çok yararlanıyorum.iyi paralar kazandım.

Yorumunuzla Bu Yazıya Katkıda Bulunun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.